Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Öğretmenlerin Fiziksel Aktivite Düzeylerinin İncelenmesi

    Yayınevi : Akademisyen Kitabevi
    ISBN :9786058161450
    Sayfa Sayısı :104
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    212,50 ₺
    180,62 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Günümüzde insanlığın en önemli sorunlarından biri, hayatını sağlıklı olarak sürdürmesi ya da güncel deyim ile sağlıklı yaşamdır. Sağlıklı yaşam, yaşamın her anını değerlendirerek dolu dolu yaşamak, yorgunluk duymadan istekle çalışabilmek, gerçek anlamda dinlenebilmek, doğal yetenekleri geliştirebilmek, görünümde güzelliği kazanabilmek, bedensel dengeyi sağlayabilmek, özetle yaşam sevinci duyarak yaşamaktır.

    Teknolojinin gelişmesi fiziksel olarak yaptığımız birçok günlük işimizin bir takım araç gereçlerle yapılmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda da boş zaman aktiviteleri için daha fazla zaman kazanmamıza yol açmıştır. Ama birçok insan hareketsiz yaşamayı yeğlemektedir. Her ne kadar insan bedeni hareket etmek ve zorlu fiziksel aktivitelere katılabilecek biçimde düzenlenmiş olsa da egzersiz, ortalama bir yaşam biçiminin günlük uğraşları arasında değildir. İnsan bedeni uzun süre yapması gereken hareketleri yapmadan yaşamını sürdüğünde sahip olduğu bazı fonksiyonel yeteneklerinin azalacağı ve fonksiyonel yetersizliklerinde birçok hastalığa kapı aralayacağı bilinmelidir.

    Yapmış olduğum bu çalışmada, öğretmenlerin fiziksel aktivite düzeylerini incelemeyi amaçladım.

    Çalışmalarımın her aşamasında beni yönlendiren, eğiten ve yardımcı olan çok değerli hocam, tez danışmanım sayın Prof. Dr. Erdal Zorba’ya, teşvik ve önerileri ile tecrübelerinden her alanda faydalandığım Yrd. Doç. Dr. Fatih Yenel ve Doç. Dr. Necip Fazıl Kishalı’ya, çalışmanın hazırlanması sürecinde sürekli desteğini hissettiğim çok değerli dostlarım Doç. Dr. Fatih Kıyıcı ve Doç. Dr. Uğur Abakay’a, veri toplama sürecinde desteklerini esirgemeyen okul idarecileri ve öğretmenlerine, bu günlere gelmemde hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ve destekleriyle her zaman yanımda olan sevgili aileme, eşim Serdar ve çocuklarım Hamit Aytuğ ve Zehra Banu’ya teşekkürlerimi sunarım.

    Günümüzde insanlığın en önemli sorunlarından biri, hayatını sağlıklı olarak sürdürmesi ya da güncel deyim ile sağlıklı yaşamdır. Sağlıklı yaşam, yaşamın her anını değerlendirerek dolu dolu yaşamak, yorgunluk duymadan istekle çalışabilmek, gerçek anlamda dinlenebilmek, doğal yetenekleri geliştirebilmek, görünümde güzelliği kazanabilmek, bedensel dengeyi sağlayabilmek, özetle yaşam sevinci duyarak yaşamaktır.

    Teknolojinin gelişmesi fiziksel olarak yaptığımız birçok günlük işimizin bir takım araç gereçlerle yapılmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda da boş zaman aktiviteleri için daha fazla zaman kazanmamıza yol açmıştır. Ama birçok insan hareketsiz yaşamayı yeğlemektedir. Her ne kadar insan bedeni hareket etmek ve zorlu fiziksel aktivitelere katılabilecek biçimde düzenlenmiş olsa da egzersiz, ortalama bir yaşam biçiminin günlük uğraşları arasında değildir. İnsan bedeni uzun süre yapması gereken hareketleri yapmadan yaşamını sürdüğünde sahip olduğu bazı fonksiyonel yeteneklerinin azalacağı ve fonksiyonel yetersizliklerinde birçok hastalığa kapı aralayacağı bilinmelidir.

    Yapmış olduğum bu çalışmada, öğretmenlerin fiziksel aktivite düzeylerini incelemeyi amaçladım.

    Çalışmalarımın her aşamasında beni yönlendiren, eğiten ve yardımcı olan çok değerli hocam, tez danışmanım sayın Prof. Dr. Erdal Zorba’ya, teşvik ve önerileri ile tecrübelerinden her alanda faydalandığım Yrd. Doç. Dr. Fatih Yenel ve Doç. Dr. Necip Fazıl Kishalı’ya, çalışmanın hazırlanması sürecinde sürekli desteğini hissettiğim çok değerli dostlarım Doç. Dr. Fatih Kıyıcı ve Doç. Dr. Uğur Abakay’a, veri toplama sürecinde desteklerini esirgemeyen okul idarecileri ve öğretmenlerine, bu günlere gelmemde hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ve destekleriyle her zaman yanımda olan sevgili aileme, eşim Serdar ve çocuklarım Hamit Aytuğ ve Zehra Banu’ya teşekkürlerimi sunarım.

    >