Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ötanazi - Ahlak ve Sevgi Üzerine

    Yayınevi : Post Yayın
    ISBN :9786057682260
    Sayfa Sayısı :328
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    120,00 ₺
    96,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    ‘Ötanazi’; Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır Türkiye için.

    Kelimesi dahi yasaklıdır zımnen.

    Hâlbuki çaresi tükenmiş hastalıklarda, hasta için bir çıkış yolu(mu)dur onu düşünmeli...

    İntihara yardım olarak algılanması bu ülkenin yerleşik yasa, din ve gelenek üçgeninde çıkılmaz bir Bermuda etkisidir çünkü...

    ... çünkü düzenle çatışma halidir..

    Peki gerçek?

    Çaresiz hastalıkları nedeniyle günde 2-3 kişinin intiharı bu ülkenin istatistiği iken, bu kişilerin bir tür “oto-ötanazi” uyguladığı gerçeğiyle yüzleşme zamanı belki de...

    Üstelik bu vakaların özneleri henüz hastalıktan tamamen bitab düşmemiş, kendi serüvenlerine son vermeye gücü yeten kişiler.

    Ötanazi yasağı; ölmek isteyip buna gücü yetmeyen yatalaklar, tüm vücudu felçli kişiler (kuadriplejikler ), tedavisi imkânsız hastalar için var.

    Yani Türkiye’de ötanazi gücü yetene serbest, yetmeyene yasak aslında!

    Bu durum, ülkede pek çok konuda alışıldık bir şey olsa da bu çalışma bir yüzleşme çağrısı sayılmalı...

    “Oku!” diye başlayan bir inanç macerasında kitabın kapağını kapatıp, gözünü yumma da bir tercihtir, ama doğru tercih midir sizce?

    ‘Ötanazi’; Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır Türkiye için.

    Kelimesi dahi yasaklıdır zımnen.

    Hâlbuki çaresi tükenmiş hastalıklarda, hasta için bir çıkış yolu(mu)dur onu düşünmeli...

    İntihara yardım olarak algılanması bu ülkenin yerleşik yasa, din ve gelenek üçgeninde çıkılmaz bir Bermuda etkisidir çünkü...

    ... çünkü düzenle çatışma halidir..

    Peki gerçek?

    Çaresiz hastalıkları nedeniyle günde 2-3 kişinin intiharı bu ülkenin istatistiği iken, bu kişilerin bir tür “oto-ötanazi” uyguladığı gerçeğiyle yüzleşme zamanı belki de...

    Üstelik bu vakaların özneleri henüz hastalıktan tamamen bitab düşmemiş, kendi serüvenlerine son vermeye gücü yeten kişiler.

    Ötanazi yasağı; ölmek isteyip buna gücü yetmeyen yatalaklar, tüm vücudu felçli kişiler (kuadriplejikler ), tedavisi imkânsız hastalar için var.

    Yani Türkiye’de ötanazi gücü yetene serbest, yetmeyene yasak aslında!

    Bu durum, ülkede pek çok konuda alışıldık bir şey olsa da bu çalışma bir yüzleşme çağrısı sayılmalı...

    “Oku!” diye başlayan bir inanç macerasında kitabın kapağını kapatıp, gözünü yumma da bir tercihtir, ama doğru tercih midir sizce?

    >