Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İhvan-ı Safa'da Estetik ve Sanat

    Yayınevi : Litera Yayınları
    ISBN :9786052023372
    Sayfa Sayısı :304
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    440,00 ₺
    352,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Orta Çağ düşüncesinin tamamında olduğu gibi, İhvan-ı Safa’nın güzellik anlayışının merkezinde de Tanrı kavramı vardır. Tanrı hem güzeldir hem de her güzel şeyin kaynağıdır. Bu yüzden İhvân-ı Safâ Risalelerinde Tanrı, hem estetik özne hem estetik nesne, hem de estetik değer olarak görülmüştür. İhvan-ı Safa, estetik tecrübenin, duyu temelli başlayıp güzelliğin tam olarak gerçekleştiği aklî idrakle tamamlandığını belirlemiştir. İhvan-ı Safa anlayışında güzellik; Tanrı söz konusu olduğunda O’ndaki yetkinlik ve iyiliği ifade ederken, Tanrı tarafından yaratılan ve sanat eseri olarak kabul edilen tabiat ile diğer var olanlar söz konusu olduğunda onlardaki düzen içerisinde, uyumlu, dengeli, oranlı ve ölçülü olmaya işaret etmektedir. İhvan-ı Safa, yaşadığı çağda sözü edilen bütün sanatlara değinmiş, sanatların ortaya çıkışında oran, ölçü, fayda, iyi ve güzellik değerlerini esas almıştır. Sanatları, insânî nefsin tabii bir eğilimi olarak değerlendiren İhvan-ı Safa’ya göre sanatın mahiyeti bir yönüyle yaratma, bir yönüyle de taklit olarak kabul edilmiştir. Ancak İhvan-ı Safa’daki taklit, tabiatın taklidi ile birlikte daha üst konumda olan varlığın yani Tanrı’nın taklidi olarak anlaşılmıştır. Ayrıca İhvan-ı Safa sanatın, sanatların öğretilmesinden hareketle epistemolojik ve ruhu arındırması yönüyle de etik işlevine vurgu yapmıştır. Sonuç olarak, Orta Çağ’ın karakteristik yapısına uygun olarak İhvan-ı Safa risalelerinde Tanrı merkezli bir yaklaşımdan, uyum ve birlik içeren düzen içerisinde bir estetik ve sanat felsefesinden söz etmek mümkündür.

    Orta Çağ düşüncesinin tamamında olduğu gibi, İhvan-ı Safa’nın güzellik anlayışının merkezinde de Tanrı kavramı vardır. Tanrı hem güzeldir hem de her güzel şeyin kaynağıdır. Bu yüzden İhvân-ı Safâ Risalelerinde Tanrı, hem estetik özne hem estetik nesne, hem de estetik değer olarak görülmüştür. İhvan-ı Safa, estetik tecrübenin, duyu temelli başlayıp güzelliğin tam olarak gerçekleştiği aklî idrakle tamamlandığını belirlemiştir. İhvan-ı Safa anlayışında güzellik; Tanrı söz konusu olduğunda O’ndaki yetkinlik ve iyiliği ifade ederken, Tanrı tarafından yaratılan ve sanat eseri olarak kabul edilen tabiat ile diğer var olanlar söz konusu olduğunda onlardaki düzen içerisinde, uyumlu, dengeli, oranlı ve ölçülü olmaya işaret etmektedir. İhvan-ı Safa, yaşadığı çağda sözü edilen bütün sanatlara değinmiş, sanatların ortaya çıkışında oran, ölçü, fayda, iyi ve güzellik değerlerini esas almıştır. Sanatları, insânî nefsin tabii bir eğilimi olarak değerlendiren İhvan-ı Safa’ya göre sanatın mahiyeti bir yönüyle yaratma, bir yönüyle de taklit olarak kabul edilmiştir. Ancak İhvan-ı Safa’daki taklit, tabiatın taklidi ile birlikte daha üst konumda olan varlığın yani Tanrı’nın taklidi olarak anlaşılmıştır. Ayrıca İhvan-ı Safa sanatın, sanatların öğretilmesinden hareketle epistemolojik ve ruhu arındırması yönüyle de etik işlevine vurgu yapmıştır. Sonuç olarak, Orta Çağ’ın karakteristik yapısına uygun olarak İhvan-ı Safa risalelerinde Tanrı merkezli bir yaklaşımdan, uyum ve birlik içeren düzen içerisinde bir estetik ve sanat felsefesinden söz etmek mümkündür.

    >