Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İran'ın Direniş Ekseni'nde Süleymani Kırılması

    ISBN :9786254063510
    Sayfa Sayısı :146
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    190,00 ₺
    171,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bu kitapta, 1979 Devrimi'yle birlikte İran'ın geçirdiği dönüşümün ülkenin bölgesel etki arayışına nasıl yansıdığı, ülkenin asimetrik savaş stratejisi ve bunun bölgedeki çıktıları, teorik temelleri ve pratik örnekleriyle ele alınmaktadır. ABD tarafından 3 Ocak 2020'de Bağdat Havaalanı'nda bir drone saldırısıyla öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, bu bağlamda bölgede özellikle Arap Baharı sonrası ortaya çıkan dengelerde ciddi rolü olan aktörlerden biriydi.

    Irak'ın işgali (2003) sonrası dönemde İran'ın, tehdit algısı doğrultusunda bölgede diğer güçlerle girdiği mücadele kapsamında uygulamaya koyduğu asimetrik yöntemler vasıtasıyla nüfuzunu arttırmasında Süleymani'nin sahadaki rolü dikkat çekiciydi. İşte bu kapsamda suikast sonrasında daha sıkça tartışılmaya başlanan ancak henüz kapsamlı bir analizi yapılmamış olan İran'ın bölgede vekalet savaşları bağlamındaki çabaları bu çalışmada bütüncül olarak ele alınmaktadır. Zira Süleymani ve Süleymani suikastının ve bu suikastın bugüne ve geleceğe yansımalarının anlaşılabilmesi için Süleymani'nin temsil ettiği, "direniş ekseni" söylemiyle pekiştirilen İran'ın bölgesel etki ve yayılma stratejisinin öncelikle anlaşılması gerekmektedir.

    Bu kitapta, 1979 Devrimi'yle birlikte İran'ın geçirdiği dönüşümün ülkenin bölgesel etki arayışına nasıl yansıdığı, ülkenin asimetrik savaş stratejisi ve bunun bölgedeki çıktıları, teorik temelleri ve pratik örnekleriyle ele alınmaktadır. ABD tarafından 3 Ocak 2020'de Bağdat Havaalanı'nda bir drone saldırısıyla öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, bu bağlamda bölgede özellikle Arap Baharı sonrası ortaya çıkan dengelerde ciddi rolü olan aktörlerden biriydi.

    Irak'ın işgali (2003) sonrası dönemde İran'ın, tehdit algısı doğrultusunda bölgede diğer güçlerle girdiği mücadele kapsamında uygulamaya koyduğu asimetrik yöntemler vasıtasıyla nüfuzunu arttırmasında Süleymani'nin sahadaki rolü dikkat çekiciydi. İşte bu kapsamda suikast sonrasında daha sıkça tartışılmaya başlanan ancak henüz kapsamlı bir analizi yapılmamış olan İran'ın bölgede vekalet savaşları bağlamındaki çabaları bu çalışmada bütüncül olarak ele alınmaktadır. Zira Süleymani ve Süleymani suikastının ve bu suikastın bugüne ve geleceğe yansımalarının anlaşılabilmesi için Süleymani'nin temsil ettiği, "direniş ekseni" söylemiyle pekiştirilen İran'ın bölgesel etki ve yayılma stratejisinin öncelikle anlaşılması gerekmektedir.

    >