Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İslam’da Metafizik Düşünce

    Yayınevi : Klasik Yayınları
    Yazar : Ömer Türker
    ISBN :9789752484306
    Sayfa Sayısı :280
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :16.5x24 cm
    Basım Yılı :2019
    393,00 ₺
    334,05 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İslam’da Metafizik Düşünce, İslam’da metafizik geleneğinin iki kurucu düşünürü olan Kindî ve Fârâbî’nin metafizik öğretilerini incelemekte, İslam düşünce geleneğinde birlik ve varlık kavramlarının keşfinin izini sürmektedir. Her iki filozofun da ortak vasfı, İslam geleneğinin kadîm dünyanın bilimsel aklıyla irtibatını tesis etmeleri ve kadîm bilimsel akla, İslam’ın oluşturduğu medenî havzada ortaya çıkan yeni sorunlarla hayat vermeleridir. Kindî, Meşşâî felsefeyi benimsemekle bir yandan Yunan felsefesinin bilgi ve yöntem bakımından duyarlılıklarıyla kelam geleneğinin tezlerini ele alma imkânı elde etmiş, diğer yandan da kelamî tefekkürü, Yunan’daki hâkim bilim ve düşünce geleneği olan Meşşâîlikle ilişkilendirme imkânı kazanmıştır. Fârâbî ise varlık ve birliğe ilişkin kısalığına rağmen şaşırtıcı şekilde kapsamlı ve derin olan eserlerinde İslam felsefesinin sonraki dönemlerinde tartışılan bahislerin temellerini ortaya koymuştur.

    İslam’da Metafizik Düşünce, İslam’da metafizik geleneğinin iki kurucu düşünürü olan Kindî ve Fârâbî’nin metafizik öğretilerini incelemekte, İslam düşünce geleneğinde birlik ve varlık kavramlarının keşfinin izini sürmektedir. Her iki filozofun da ortak vasfı, İslam geleneğinin kadîm dünyanın bilimsel aklıyla irtibatını tesis etmeleri ve kadîm bilimsel akla, İslam’ın oluşturduğu medenî havzada ortaya çıkan yeni sorunlarla hayat vermeleridir. Kindî, Meşşâî felsefeyi benimsemekle bir yandan Yunan felsefesinin bilgi ve yöntem bakımından duyarlılıklarıyla kelam geleneğinin tezlerini ele alma imkânı elde etmiş, diğer yandan da kelamî tefekkürü, Yunan’daki hâkim bilim ve düşünce geleneği olan Meşşâîlikle ilişkilendirme imkânı kazanmıştır. Fârâbî ise varlık ve birliğe ilişkin kısalığına rağmen şaşırtıcı şekilde kapsamlı ve derin olan eserlerinde İslam felsefesinin sonraki dönemlerinde tartışılan bahislerin temellerini ortaya koymuştur.

    >