Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ajar

    Yayınevi : Çınar Yayınları
    ISBN :9789753483582
    Sayfa Sayısı :416
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2018
    150,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Barış Andırınlı, edebiyat dünyamıza taze bir soluk getiren romanı Kopoy’dan sonra, Ajar’da da yalın bir dil ve dokunaklı bir öyküyle baş başa bırakıyor bizi. Birçok farklı mesleğin ardından sokak sanatçılığına soyunan, kendine özgü sıradışı yeteneği olan bir kahramanın, Anadolu’dan İstanbul’a uzanan tuhaf yaşamından sahneler izletiyor.

    “Buraya ilk kez ayak basıyordum. Tekin yerler değildi. Küçüktüm. Babam fundalığı sınır çekmişti. Ötesini yasaklamıştı. Evi buldum. Tarlanın içindeydi. Tarla dediğim bahçe. Bir dönüm çorak arazi. Gül eksen taş büyür. Toprak yüzüne tükürür. Üzerinde tek göz bir kulübeydi. Sanki terk edilmişti. Kararmış ahşap. Çürümüş. Harap. Çatısı birkaç yerden bel vermişti. Kıyısı köşesi muşambayla yamanmış. Bir camı kırılmıştı. Kırık yer kartonla kapanmış.

    Etrafına paçavra tıkanmıştı. Önünden bir yol su akıyordu. Pis. Lağım. Kokunun üzerinden atladım. Kulübe yanında bir ip geriliydi. Don atlet entari asılıydı. İnsan yaşadığını öyle anladım. Kapıya geldim. Aralıktı. Ajar. İşte. Bütün ahlaksızlıklara davet çıkartıyordu. Musibeti buyur ediyordu. İttim. Açıldı.”

    Barış Andırınlı, edebiyat dünyamıza taze bir soluk getiren romanı Kopoy’dan sonra, Ajar’da da yalın bir dil ve dokunaklı bir öyküyle baş başa bırakıyor bizi. Birçok farklı mesleğin ardından sokak sanatçılığına soyunan, kendine özgü sıradışı yeteneği olan bir kahramanın, Anadolu’dan İstanbul’a uzanan tuhaf yaşamından sahneler izletiyor.

    “Buraya ilk kez ayak basıyordum. Tekin yerler değildi. Küçüktüm. Babam fundalığı sınır çekmişti. Ötesini yasaklamıştı. Evi buldum. Tarlanın içindeydi. Tarla dediğim bahçe. Bir dönüm çorak arazi. Gül eksen taş büyür. Toprak yüzüne tükürür. Üzerinde tek göz bir kulübeydi. Sanki terk edilmişti. Kararmış ahşap. Çürümüş. Harap. Çatısı birkaç yerden bel vermişti. Kıyısı köşesi muşambayla yamanmış. Bir camı kırılmıştı. Kırık yer kartonla kapanmış.

    Etrafına paçavra tıkanmıştı. Önünden bir yol su akıyordu. Pis. Lağım. Kokunun üzerinden atladım. Kulübe yanında bir ip geriliydi. Don atlet entari asılıydı. İnsan yaşadığını öyle anladım. Kapıya geldim. Aralıktı. Ajar. İşte. Bütün ahlaksızlıklara davet çıkartıyordu. Musibeti buyur ediyordu. İttim. Açıldı.”

    >