Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Akşamları Kalbim - Seçilmiş Şiirler

    Yayınevi : Ayrıntı Yayınları
    Yazar : Georg Trakl
    ISBN :9786053144335
    Sayfa Sayısı :224
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    250,00 ₺
    212,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Kısa ömrünü manik depresif uçlarda yaşamış olan Trakl, Alman dilindeki dışavurumculuk akımının en önemli adlarındandır. Koyu renklerin baskın olduğu çarpıcı görsellikteki tablolar olarak yorumlansa da Trakl’ın gizemli (enigmatic) içerikteki şiirleri sözcüğün geniş anlamıyla karanlıktır. Şiirine girmek için doğrudan alıcıları vermemesi onun adını “saf şiir” tanımıyla ilintilendirir; benzersiz otobiyografik öğelerin izini süren eğretilemeleri kendi başına çözülebilir nitelikte değildir. Bununla birlikte bu saf şiir kendi ben’ini hedeflerken öteki’ni, kendi içindeki ötekilik olasılığını aramaktan vazgeçmez. Bu kazı, şairi her defasında yeniden çektiği acıların karanlıklarına, var olmanın ıstırabına geri götürecektir.

    “İçimde en korkunç olasılıkları hissettim, kokladım, onlara dokundum ve kanımda kötü ruhları, kışkırtmalarıyla bedeni çılgına çeviren bin şeytanın ulumasını dinledim. Ne kadar korkunç bir kâbus!” İşlenmiş sözcüğün dehşet verici iç uçurumların aynası olduğu, şairin trajik ölümü ertesinde Rilke’nin yazdığı gibi, başkaları için “giril(e)mez olan” ve “sadece kendisi için varmış gibi görünen” bir deneyim alanının yinelenemez şiiri.

    Kısa ömrünü manik depresif uçlarda yaşamış olan Trakl, Alman dilindeki dışavurumculuk akımının en önemli adlarındandır. Koyu renklerin baskın olduğu çarpıcı görsellikteki tablolar olarak yorumlansa da Trakl’ın gizemli (enigmatic) içerikteki şiirleri sözcüğün geniş anlamıyla karanlıktır. Şiirine girmek için doğrudan alıcıları vermemesi onun adını “saf şiir” tanımıyla ilintilendirir; benzersiz otobiyografik öğelerin izini süren eğretilemeleri kendi başına çözülebilir nitelikte değildir. Bununla birlikte bu saf şiir kendi ben’ini hedeflerken öteki’ni, kendi içindeki ötekilik olasılığını aramaktan vazgeçmez. Bu kazı, şairi her defasında yeniden çektiği acıların karanlıklarına, var olmanın ıstırabına geri götürecektir.

    “İçimde en korkunç olasılıkları hissettim, kokladım, onlara dokundum ve kanımda kötü ruhları, kışkırtmalarıyla bedeni çılgına çeviren bin şeytanın ulumasını dinledim. Ne kadar korkunç bir kâbus!” İşlenmiş sözcüğün dehşet verici iç uçurumların aynası olduğu, şairin trajik ölümü ertesinde Rilke’nin yazdığı gibi, başkaları için “giril(e)mez olan” ve “sadece kendisi için varmış gibi görünen” bir deneyim alanının yinelenemez şiiri.

    >