Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Altın Oda - 1.Bölüm Zaman Arası

    Yayınevi : Tilki Kitap
    Yazar : A. Cabbar Kutay
    ISBN :9786257654241
    Sayfa Sayısı :240
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    174,00 ₺
    130,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Andrew `Bu imkânsız! Bir insan nasıl bir iblise âşık olabilir?` dedi. İblis öfkeyle `Aşkımızı yargılamak sana mı kaldı zavallı insanoğlu? Gerçekten o acınası yeteneklerinle bizimle başa çıkabileceğini mi sanıyorsun?` diye yanıt verdi. İblis alaycı sesiyle onu küçümseyerek devam etti: `Hem imkânsız olan da nedir? İmkânsız sözcüğü sadece sizin gibi çaresiz bir ırka yakışan bir kelime!` `Uzun tırnaklı, güçlü eliyle sivri ama gür sakalını okşayarak` Ama tabii, siz, siz farklı bir son bekliyordunuz değil mi? Bunun sadece iyinin kazanacağı bir peri masalı olmasını!.. Anlıyorum sizi.` dedi gülerek. Sonra gözlerini kısarak korkutucu sesiyle `Aptal çocuk` Gerçek öyle değil! İyiler bu dünyada asla kazanamaz!` dedi. Toprak zeminde dalgalanan bir görüntü misali toynağa dönüşen ayaklarıyla yürüyerek konuşmasına devam etti: `Jerome nasıl bu hâle geldi, hiç merak etmediniz mi? Lükse olan düşkünlüğü, pervasız tavırları ve doyumsuzluğu! Çok sevdiği annesinin ölümüne neden olan o kazayı biz planladık. Böylece onu sonsuz yaşamı aramaya yönlendiren de biz olduk. Onu daha küçük bir çocukken biz seçtik! Özellikle onu istedik. Sonuçta yazıcı olan babası Edmunde`u da saf dışı bırakmış olduk.

    Andrew `Bu imkânsız! Bir insan nasıl bir iblise âşık olabilir?` dedi. İblis öfkeyle `Aşkımızı yargılamak sana mı kaldı zavallı insanoğlu? Gerçekten o acınası yeteneklerinle bizimle başa çıkabileceğini mi sanıyorsun?` diye yanıt verdi. İblis alaycı sesiyle onu küçümseyerek devam etti: `Hem imkânsız olan da nedir? İmkânsız sözcüğü sadece sizin gibi çaresiz bir ırka yakışan bir kelime!` `Uzun tırnaklı, güçlü eliyle sivri ama gür sakalını okşayarak` Ama tabii, siz, siz farklı bir son bekliyordunuz değil mi? Bunun sadece iyinin kazanacağı bir peri masalı olmasını!.. Anlıyorum sizi.` dedi gülerek. Sonra gözlerini kısarak korkutucu sesiyle `Aptal çocuk` Gerçek öyle değil! İyiler bu dünyada asla kazanamaz!` dedi. Toprak zeminde dalgalanan bir görüntü misali toynağa dönüşen ayaklarıyla yürüyerek konuşmasına devam etti: `Jerome nasıl bu hâle geldi, hiç merak etmediniz mi? Lükse olan düşkünlüğü, pervasız tavırları ve doyumsuzluğu! Çok sevdiği annesinin ölümüne neden olan o kazayı biz planladık. Böylece onu sonsuz yaşamı aramaya yönlendiren de biz olduk. Onu daha küçük bir çocukken biz seçtik! Özellikle onu istedik. Sonuçta yazıcı olan babası Edmunde`u da saf dışı bırakmış olduk.

    >