Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Arap Edebiyatında Tahkik Geleneği ve 19. yüzyıl Meşhur Muhakkikler 1

    ISBN :9786057786746
    Sayfa Sayısı :194
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    450,00 ₺
    405,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İlme adanmış hayatlar, geçmiş ilmi birikimin yeniden yoğrulması, gelecek nesillerin yolunu aydınlatacak birbirinden değerli çalışmalar, hocalık, öğrencilik, tedrisat ve ders halkaları. Elimizdeki değerli ilmi hazinenin kaybolmasını engelleyen nadir şahsiyetler. Onları ve hizmetlerini tanıma adına…

    Muhammed İbrahim el-Kettânî, 1936 yılından 1955 yılına kadar geçen sürede, sömürüye karşı bağımsızlık hareketini desteklediği, siyasal faaliyetler içinde olduğu gerekçesiyle, sekiz yılı aşan bir süre boyunca hapis yatmış, işkence görmüş ve sürgün hayatı yaşamıştır.

    ʻAbdüsselâm Muhammed Hârûn, daha on altı yaşlarında bir öğrenciyken Ebû Şucâʻ el-İṣfahanî’nin (ö.500/1107) el-Muḫtaṣâr isimli eserini 1925 yılında Kahire’de yayınlamıştır.

    Muhammed eṭ-Ṭancî, hayatının tamamını okumaya, öğrenmeye ve bu öğrendiklerini insanlarla paylaşmaya ve öğrenci yetiştirmeye adamıştır.

    Bir gün, Şeyḫ Muhammed Muḥyiddîn ʻAbdulḥamîd’e; Efendim neşrettiğiniz eserlerde fihriste neden önem vermiyorsunuz? diye sordum. Bana, bununla harcayacağım vakitte başka bir eseri tahkik ederim daha iyi diye cevap verdi.

    Seyyid Ahmed Ṣaḳr, Mısırda eski eserler üzerine yapılan neşir faaliyetlerinde önde gelen şahsiyetlerinden biri olarak tanınmış, özellikle yönteminin güçlülüğü ve eseri sunumundaki güzelliği ile şöhret bulmuştur.

    Muhammed Ebu’l-Fażl İbrahim, Kendisi, evinde her cuma akşamı, ilim ve edebiyat meclisleri düzenlemiş, düzenlediği bu meclisler yaklaşık otuz yıl devam etmiştir.

    İlme adanmış hayatlar, geçmiş ilmi birikimin yeniden yoğrulması, gelecek nesillerin yolunu aydınlatacak birbirinden değerli çalışmalar, hocalık, öğrencilik, tedrisat ve ders halkaları. Elimizdeki değerli ilmi hazinenin kaybolmasını engelleyen nadir şahsiyetler. Onları ve hizmetlerini tanıma adına…

    Muhammed İbrahim el-Kettânî, 1936 yılından 1955 yılına kadar geçen sürede, sömürüye karşı bağımsızlık hareketini desteklediği, siyasal faaliyetler içinde olduğu gerekçesiyle, sekiz yılı aşan bir süre boyunca hapis yatmış, işkence görmüş ve sürgün hayatı yaşamıştır.

    ʻAbdüsselâm Muhammed Hârûn, daha on altı yaşlarında bir öğrenciyken Ebû Şucâʻ el-İṣfahanî’nin (ö.500/1107) el-Muḫtaṣâr isimli eserini 1925 yılında Kahire’de yayınlamıştır.

    Muhammed eṭ-Ṭancî, hayatının tamamını okumaya, öğrenmeye ve bu öğrendiklerini insanlarla paylaşmaya ve öğrenci yetiştirmeye adamıştır.

    Bir gün, Şeyḫ Muhammed Muḥyiddîn ʻAbdulḥamîd’e; Efendim neşrettiğiniz eserlerde fihriste neden önem vermiyorsunuz? diye sordum. Bana, bununla harcayacağım vakitte başka bir eseri tahkik ederim daha iyi diye cevap verdi.

    Seyyid Ahmed Ṣaḳr, Mısırda eski eserler üzerine yapılan neşir faaliyetlerinde önde gelen şahsiyetlerinden biri olarak tanınmış, özellikle yönteminin güçlülüğü ve eseri sunumundaki güzelliği ile şöhret bulmuştur.

    Muhammed Ebu’l-Fażl İbrahim, Kendisi, evinde her cuma akşamı, ilim ve edebiyat meclisleri düzenlemiş, düzenlediği bu meclisler yaklaşık otuz yıl devam etmiştir.

    >