Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Arsen Lüpen - Kibar Hırsız

    Yayınevi : Olimpos Yayınları
    Yazar : Maurice Leblanc
    ISBN :9786059609401
    Sayfa Sayısı :320
    Baskı Sayısı :10
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    115,00 ₺
    86,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İsmim ve yüzüm ben değilim. Binlerce isme girerim. Ben onların deyimiyle kibar hırsız, benim tanıklığımla Arsen Lüpen, gördüğünüz her yerdeyim. Planlı hareket ederim ve birden fazla olasılığı göz önüne alırım. Asla tahminlerde bulunmam, işimi şansa bırakmam. Her zaman çalacak, kıracak ya da aldatacak değilim ya, vakit buldukça kurtarıcı cin rolünü de üstlenirim. Kimi zaman insanları sırlardan korumak gerekir. Ben doğru kararları veririm. Cesurum çünkü kendimi hepinizden daha az önemsiyorum. Hayat bazen çözülemeyecek kadar karmaşık görünür. Yeterince dikkatli bakmazsam, burnumun ucu bile yabancı gelir. Yüzümden korkmaya başlarım. Sürekli farklılaşan ve milyonlarca isim taktığım bu yüz bir karabasanın parçası olur. Tanımamak için değil, kaçtığım kimliğimle karşılaşmamak için değişirim durmadan. Bir an kendim için yaptıklarımın amaçsızlığı karşısında yenik düşerim. Canavarlaşan bedenimdeki çocuksu samimiyeti arar gözlerim. Öyle bir hırsız düşünün ki işini hayranlık uyandıracak derecede ustalıkla yapıyor, şartlar ne olursa olsun neşesini kaybetmiyor, istemediği hiçbir şeyi yapmıyor, elinden geldiğince silah kullanmıyor ve kılıktan kılığa giriyor. Yoksullara dokunmuyor ama sonradan görme, cimri zenginlerle uğraşmaya bayılıyor. Onun için hayat bitmek bilmez bir hazine ve bütün kadınlar güzel... Kendisi herhangi biri olabilir: Şoför, tenor, kitapçı, iyi aile çocuğu, delikanlı, yaşlı, Marseilles’li gezgin bir tüccar, Rus hekim, İspanyol matador... Maurice Leblanc’ın bir asırdan fazla bir zaman önce hayat verdiği Arsen Lüpen elinizdeki kitapta yer alan dokuz öyküde doğuyor, arada hatalar yapsa da bunlardan dersler çıkarıyor ve kendisini sonunda hırsızların pirine dönüştürecek bir çıraklık evresi geçiriyor. Kibar ve küstah hırsızımızın maceraları bir transatlantikte başlıyor ve sonrasında kendinizi kimi zaman onunla birlikte bir hapishanede, kimi zaman tarihi bir kalede, bazen de çocukluk günlerini geçirdiği ufacık bir odada buluyorsunuz. Bu öykülerde Lüpen’in zekâsına ve alaycı tavırlarına hayranlık duyarken ezeli düşmanı Ganimard’la ve ünlü dedektif Sherlock Holmes’le de tanışacaksınız.

    İsmim ve yüzüm ben değilim. Binlerce isme girerim. Ben onların deyimiyle kibar hırsız, benim tanıklığımla Arsen Lüpen, gördüğünüz her yerdeyim. Planlı hareket ederim ve birden fazla olasılığı göz önüne alırım. Asla tahminlerde bulunmam, işimi şansa bırakmam. Her zaman çalacak, kıracak ya da aldatacak değilim ya, vakit buldukça kurtarıcı cin rolünü de üstlenirim. Kimi zaman insanları sırlardan korumak gerekir. Ben doğru kararları veririm. Cesurum çünkü kendimi hepinizden daha az önemsiyorum. Hayat bazen çözülemeyecek kadar karmaşık görünür. Yeterince dikkatli bakmazsam, burnumun ucu bile yabancı gelir. Yüzümden korkmaya başlarım. Sürekli farklılaşan ve milyonlarca isim taktığım bu yüz bir karabasanın parçası olur. Tanımamak için değil, kaçtığım kimliğimle karşılaşmamak için değişirim durmadan. Bir an kendim için yaptıklarımın amaçsızlığı karşısında yenik düşerim. Canavarlaşan bedenimdeki çocuksu samimiyeti arar gözlerim. Öyle bir hırsız düşünün ki işini hayranlık uyandıracak derecede ustalıkla yapıyor, şartlar ne olursa olsun neşesini kaybetmiyor, istemediği hiçbir şeyi yapmıyor, elinden geldiğince silah kullanmıyor ve kılıktan kılığa giriyor. Yoksullara dokunmuyor ama sonradan görme, cimri zenginlerle uğraşmaya bayılıyor. Onun için hayat bitmek bilmez bir hazine ve bütün kadınlar güzel... Kendisi herhangi biri olabilir: Şoför, tenor, kitapçı, iyi aile çocuğu, delikanlı, yaşlı, Marseilles’li gezgin bir tüccar, Rus hekim, İspanyol matador... Maurice Leblanc’ın bir asırdan fazla bir zaman önce hayat verdiği Arsen Lüpen elinizdeki kitapta yer alan dokuz öyküde doğuyor, arada hatalar yapsa da bunlardan dersler çıkarıyor ve kendisini sonunda hırsızların pirine dönüştürecek bir çıraklık evresi geçiriyor. Kibar ve küstah hırsızımızın maceraları bir transatlantikte başlıyor ve sonrasında kendinizi kimi zaman onunla birlikte bir hapishanede, kimi zaman tarihi bir kalede, bazen de çocukluk günlerini geçirdiği ufacık bir odada buluyorsunuz. Bu öykülerde Lüpen’in zekâsına ve alaycı tavırlarına hayranlık duyarken ezeli düşmanı Ganimard’la ve ünlü dedektif Sherlock Holmes’le de tanışacaksınız.

    >