Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bütün Yönleriyle Muallim Naci (1849-1893)

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : İzzet Kaçar
    ISBN :9786057809063
    Sayfa Sayısı :222
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2019
    558,00 ₺
    390,60 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Muallim Nâcî’ye yakıştırılan “mürteci”, “yobaz”, “tutucu” gibi sıfatlar muhalif çevreler tarafından Türk Edebiyat Târihine sokulmuş, hakkında olumsuz bir kanaat oluşturulmuştur. Bize göre; bu edebiyat târihimizin son derece yanlış, haksız, aslı, esâsı olmayan mesnetsiz bir yargısıdır. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ve cumhuriyet döneminden îtibâren de günümüze kadar süre gelen süreçte, edebî ve fikrî sâhada bilinçli ve sistemli bir şekilde Nâcî yok farzedilmiş; gündeme getirilmesi hâlinde bile, çoğunlukla aleyhte yâd edilmiştir. Maalesef yüzünü tamâmen Batı’ya çevirenler “ilerici”, eski ve yerli değerlerden ayrılmak istemeyenler yahut Muallim Nâcî gibi Batı’ya temkinli ve ılımlı yaklaşanlar da “gerici”, “yobaz” olarak nitelendirilmiştir. O, bizi biz yapan değerlerin yenileşme adına toptan inkâr edilmesine ve de yok edilip ortadan kaldırılmasına, özellikle de batı taklitçiliğine şiddetle karşı durmuş; eğilip bükülmeden millî ve yerli bir duruş sergileyerek kökü mâzînin derinliklerinde olan eski edebiyat ve san’atımıza büyük bir hayranlık, samîmiyet ve sadâkatle sâhip çıkmıştır.

    Muallim Nâcî’nin çocukluğu dindar bir âile ortamında geçmiştir. Nâcî, hayâtının bir dönemini geçirdiği Varna’da da önemli hocalardan ciddî bir medrese eğitimi almış; kendini geliştirmiştir. Bâzı çevrelerin iddialarının aksine Nâcî, aydın, ileri görüşlü, dindar ve mütedeyyin, inanmış, ihlâslı samîmî bir müslümandır. Onun bütün bu güzel vasıflarını kendine âit olan ve kabir taşına celî sülüs hatla yazılarak nakşedilen şu şiirinde görmekteyiz:

    Hû!..
    Hak-perestim, arz-ı ihlâs ettiğim dergâh bir
    Bir nefes tevhîdden ayrılmadım, Allâh bir

    Muallim Nâcî (Hülâsatü’l-İhlâs, s. 1)

    Muallim Nâcî’ye yakıştırılan “mürteci”, “yobaz”, “tutucu” gibi sıfatlar muhalif çevreler tarafından Türk Edebiyat Târihine sokulmuş, hakkında olumsuz bir kanaat oluşturulmuştur. Bize göre; bu edebiyat târihimizin son derece yanlış, haksız, aslı, esâsı olmayan mesnetsiz bir yargısıdır. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ve cumhuriyet döneminden îtibâren de günümüze kadar süre gelen süreçte, edebî ve fikrî sâhada bilinçli ve sistemli bir şekilde Nâcî yok farzedilmiş; gündeme getirilmesi hâlinde bile, çoğunlukla aleyhte yâd edilmiştir. Maalesef yüzünü tamâmen Batı’ya çevirenler “ilerici”, eski ve yerli değerlerden ayrılmak istemeyenler yahut Muallim Nâcî gibi Batı’ya temkinli ve ılımlı yaklaşanlar da “gerici”, “yobaz” olarak nitelendirilmiştir. O, bizi biz yapan değerlerin yenileşme adına toptan inkâr edilmesine ve de yok edilip ortadan kaldırılmasına, özellikle de batı taklitçiliğine şiddetle karşı durmuş; eğilip bükülmeden millî ve yerli bir duruş sergileyerek kökü mâzînin derinliklerinde olan eski edebiyat ve san’atımıza büyük bir hayranlık, samîmiyet ve sadâkatle sâhip çıkmıştır.

    Muallim Nâcî’nin çocukluğu dindar bir âile ortamında geçmiştir. Nâcî, hayâtının bir dönemini geçirdiği Varna’da da önemli hocalardan ciddî bir medrese eğitimi almış; kendini geliştirmiştir. Bâzı çevrelerin iddialarının aksine Nâcî, aydın, ileri görüşlü, dindar ve mütedeyyin, inanmış, ihlâslı samîmî bir müslümandır. Onun bütün bu güzel vasıflarını kendine âit olan ve kabir taşına celî sülüs hatla yazılarak nakşedilen şu şiirinde görmekteyiz:

    Hû!..
    Hak-perestim, arz-ı ihlâs ettiğim dergâh bir
    Bir nefes tevhîdden ayrılmadım, Allâh bir

    Muallim Nâcî (Hülâsatü’l-İhlâs, s. 1)

    >