Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bergsonculuk

    Yayınevi : Otonom Yayıncılık
    Yazar : Gilles Deleuze
    ISBN :9789756056288
    Sayfa Sayısı :146
    Baskı Sayısı :3
    Ebatlar :13x20 cm
    Basım Yılı :2014
    107,00 ₺
    80,25 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    1966 yılında yayımlanan Bergsonculuk kitabı, Gilles Deleuze'ün erken dönem çalışmalarından biridir. Bu kitapta, Deleuze hem Bergson'un yapıtları üzerinden 'süre', 'hafıza', 'yaşamsal atılım' ve 'çokluk' gibi belli kavramların süreklilikleri ve dönüşümlerinin izini sürer, hem de kendi özgün felsefi sistemini kurar. Deleuze'ün Bergson okumasının temel motifi, aslında Batı Metafiziğine getirdiği köklü bir eleştiridir: gerçeğin karşısında soyut kavramları önceleyen ve yaşamı bu soyut kavramlara indirgeyen felsefe geleneğinin eleştirisi. Ama felsefe tarihinde bu kapanmaya girmeyen canlı isimler de vardır. Bergson da, Spinoza gibi, Nietzsche gibi yaşam filozofudur. Bu özgün okumada, Deleuze felsefenin bilimle ilişkisini, ontolojiyle etiğin örtüşmesini önemser. Deleuze'ün Bergsonculuğu, varlığı statik kavramlarla değil dinamik kavramlarla ele almaya dayanır ve her şeyden önce dünyayı unutmaya dayalı umutsuz felsefelere karşı, yaşamla kavramı birleştirmeye yönelen sevinçli felsefeler yaratmaya çağrıdır. İktidarını insanların hınçları üzerine inşa eden ikiyüzlü politikacı, dünyayı olumlamaktan aciz din adamı, ölü kavramlarla iş gören sıkıcı akademisyen... ve onların peşinden sıradanlıklara koşan insanlar, aşkınlığın uçurumunun içine yerleşir. Dünyayı ve karşısındakini hiçe sayan, olumsuzlamaya dayalı tüm figürlerden uzakta, Deleuze'ün Bergson okuması, dünyaya evet demektir.

     

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    1966 yılında yayımlanan Bergsonculuk kitabı, Gilles Deleuze'ün erken dönem çalışmalarından biridir. Bu kitapta, Deleuze hem Bergson'un yapıtları üzerinden 'süre', 'hafıza', 'yaşamsal atılım' ve 'çokluk' gibi belli kavramların süreklilikleri ve dönüşümlerinin izini sürer, hem de kendi özgün felsefi sistemini kurar. Deleuze'ün Bergson okumasının temel motifi, aslında Batı Metafiziğine getirdiği köklü bir eleştiridir: gerçeğin karşısında soyut kavramları önceleyen ve yaşamı bu soyut kavramlara indirgeyen felsefe geleneğinin eleştirisi. Ama felsefe tarihinde bu kapanmaya girmeyen canlı isimler de vardır. Bergson da, Spinoza gibi, Nietzsche gibi yaşam filozofudur. Bu özgün okumada, Deleuze felsefenin bilimle ilişkisini, ontolojiyle etiğin örtüşmesini önemser. Deleuze'ün Bergsonculuğu, varlığı statik kavramlarla değil dinamik kavramlarla ele almaya dayanır ve her şeyden önce dünyayı unutmaya dayalı umutsuz felsefelere karşı, yaşamla kavramı birleştirmeye yönelen sevinçli felsefeler yaratmaya çağrıdır. İktidarını insanların hınçları üzerine inşa eden ikiyüzlü politikacı, dünyayı olumlamaktan aciz din adamı, ölü kavramlarla iş gören sıkıcı akademisyen... ve onların peşinden sıradanlıklara koşan insanlar, aşkınlığın uçurumunun içine yerleşir. Dünyayı ve karşısındakini hiçe sayan, olumsuzlamaya dayalı tüm figürlerden uzakta, Deleuze'ün Bergson okuması, dünyaya evet demektir.

     

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >