Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bir "Şiir Günlüğü" İçin Notlar 3

    Yayınevi : Klaros Yayınları
    Yazar : Mete Demirtürk
    ISBN :9786257352635
    Sayfa Sayısı :412
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    250,00 ₺
    187,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Gör, iyi fiyat bulursam ışığımı bile satarım diyen bezirgân ruhu,
    karanlık dehlizlerde semiren câni ruhu, günahların kirli tortularını!
    Gör, düşlerini besleyen cehennem pınarını, karanlık ruhunun
    en sen olan yeri! Kâbuslar dünyasını tüketerek seni ışıtan rüyâları,
    zindanlar olmasaydı burda kalmaz, neler neler yapardım diyen açlığının
    itkisini. Kentin çöplüğünden fışkıran inanç sarayını!
    Gör, korku üreten eli ayağı, kanla yıkandıkça coşan palayı, sinsi sinsi
    parlayan sırtlan gözleri, sana el pençe duran ve sen olan canavarın
    dehşet yüzünü! Hazinem dediğin, pırıl pırıl parlayan zümrütler, sana
    hayır diyenlerin, kış diyenlerin, sana karşı koyanların cesetleriydi.
    Bitmez zaferindi!
    Gör, vahşetin kanlı dansına katılmak için uykuda sırasını bekleyen
    bebekleri, birer sen olan bebekleri, cinnetin tohumlarını, giyotinler
    çalışırken ruhundaki mutluluk izlerini, titreten dehşeti!
    Dayanabildin mi?
    Dayandın ve gördünse tastamam kendini,
    söyle o zaman, ey zavallıların
    en korkunç zavallısı!
    Yüksek ahlakın, soylu bedenin neresinde açarmış
    çiçek çiçek, ahlaksızlığın neresinde
    saklanırmış gün yüzüne çıkmak için?

    Gör, iyi fiyat bulursam ışığımı bile satarım diyen bezirgân ruhu,
    karanlık dehlizlerde semiren câni ruhu, günahların kirli tortularını!
    Gör, düşlerini besleyen cehennem pınarını, karanlık ruhunun
    en sen olan yeri! Kâbuslar dünyasını tüketerek seni ışıtan rüyâları,
    zindanlar olmasaydı burda kalmaz, neler neler yapardım diyen açlığının
    itkisini. Kentin çöplüğünden fışkıran inanç sarayını!
    Gör, korku üreten eli ayağı, kanla yıkandıkça coşan palayı, sinsi sinsi
    parlayan sırtlan gözleri, sana el pençe duran ve sen olan canavarın
    dehşet yüzünü! Hazinem dediğin, pırıl pırıl parlayan zümrütler, sana
    hayır diyenlerin, kış diyenlerin, sana karşı koyanların cesetleriydi.
    Bitmez zaferindi!
    Gör, vahşetin kanlı dansına katılmak için uykuda sırasını bekleyen
    bebekleri, birer sen olan bebekleri, cinnetin tohumlarını, giyotinler
    çalışırken ruhundaki mutluluk izlerini, titreten dehşeti!
    Dayanabildin mi?
    Dayandın ve gördünse tastamam kendini,
    söyle o zaman, ey zavallıların
    en korkunç zavallısı!
    Yüksek ahlakın, soylu bedenin neresinde açarmış
    çiçek çiçek, ahlaksızlığın neresinde
    saklanırmış gün yüzüne çıkmak için?

    >