Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Birey Toplum ve Devlet

    Yayınevi : Astana Yayınları
    ISBN :9786058403024
    Sayfa Sayısı :236
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x20 cm
    Basım Yılı :0
    310,00 ₺
    279,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Çalışmanın konusu, ekonomi ile devlet arasındaki ilişkinin kamu hukukuna ne şekilde yansıdığının incelenmesidir. Literatürde, genellikle, konunun ekonomi ve devlet ilişkisine ilişkin bölümü, ekonomi yahut siyaset bilimi kapsamında ele alınmakta ve genellikle kamu hukukuna etkilerine değinilmemektedir. Konunun kamu hukukuna ilişkin kısmı ise hukuk alanında ele alınmakta, ancak, bu çalışmalarda da genellikle, hukuk alanında ortaya çıkan değişikliklerin arkasındaki ekonomik ve siyasi nedenlere değinilmemektedir. Böylece hukuk alanı, yavaş yavaş, hukuki kavramlar ve kurumların soyut incelemeleri ile sınırlandırılmakta, hukukçu da bu kavram ve kurumların ortaya çıkış sebeplerinden bağımsız olarak, mevcut yapılarına ilişkin betimsel bilgiyi aktaran teknik kişi konumuna kaymaktadır. Böylece, hukuk alanı, ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlarda yaşanan sorunlara çözüm üretici düşünsel faaliyetlerin yapılabildiği bir alan olmaktan uzaklaşmakta, gerek küresel gerek ulusal seviyede yaşanan sorunlara çözüm önerileri getirilmesi, ekonomi ve siyaset bilimi gibi alanların tekeline girmektedir.

     

    Çalışmanın konusu, ekonomi ile devlet arasındaki ilişkinin kamu hukukuna ne şekilde yansıdığının incelenmesidir. Literatürde, genellikle, konunun ekonomi ve devlet ilişkisine ilişkin bölümü, ekonomi yahut siyaset bilimi kapsamında ele alınmakta ve genellikle kamu hukukuna etkilerine değinilmemektedir. Konunun kamu hukukuna ilişkin kısmı ise hukuk alanında ele alınmakta, ancak, bu çalışmalarda da genellikle, hukuk alanında ortaya çıkan değişikliklerin arkasındaki ekonomik ve siyasi nedenlere değinilmemektedir. Böylece hukuk alanı, yavaş yavaş, hukuki kavramlar ve kurumların soyut incelemeleri ile sınırlandırılmakta, hukukçu da bu kavram ve kurumların ortaya çıkış sebeplerinden bağımsız olarak, mevcut yapılarına ilişkin betimsel bilgiyi aktaran teknik kişi konumuna kaymaktadır. Böylece, hukuk alanı, ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlarda yaşanan sorunlara çözüm üretici düşünsel faaliyetlerin yapılabildiği bir alan olmaktan uzaklaşmakta, gerek küresel gerek ulusal seviyede yaşanan sorunlara çözüm önerileri getirilmesi, ekonomi ve siyaset bilimi gibi alanların tekeline girmektedir.

     

    >