Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Coğrafyadan Vatana

    Yayınevi : Dergah Yayınları
    ISBN :9789759958183
    Sayfa Sayısı :512
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.5x23.5 cm
    Basım Yılı :2017
    750,00 ₺
    637,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Çocukluğunu, gençliğini, öğrenimini, evlilik, fikir ve siyasî hayatını “bir cephedeymiş gibi”
    geçiren Remzi Oğuz Arık 15 Temmuz 1899’da Adana Kozan’da doğar. Annesi Arapgir kökenli
    Zekiye Hanım, babası Oğuz boylarından Farsak aşiretinden Mehmet Ferit Bey. Doğduğu yerden gurbete çıkar; Selânik, İşkodra, İstanbul, 17 yaşında gönüllü katıldığı Birinci Dünya Savaşı, savaş sonrası öğretmenlik, felsefe öğrenimi ve 1926’da Paris. Paris’te sanat tarihi ve arkeoloji tahsili ve Fransa’da Avrupa Medeniyeti ile ilk temas. Yurda dönünce arkeoloji uzmanlığından müze müdürlüğüne kadar idarî görevler ve Anadolu’da arkeolojik kazılar yapar. Dergilerde fikir, kanaat ve meslekî yazılar yazan Remzi Oğuz Bey, 1933’te Türkân Hanım’la evlenir, 1939’da profesör olur, 1949’da Ankara İlahiyat Fakültesi’nin kuruluşuna katılarak Türkiye’de ilk defa İslâm Sanatları Tarihi bölümünü kurar.

    Yazarlıkla yapamadığını, Meclis’te gerçekleştirme umuduyla siyasete atılır. Balkan Harbi’ni,
    Birinci Dünya Savaşı’nı, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu,
    tek parti ve çok partili dönemi gören elli beş yıllık bir ömür...

    Paris’e gitmeden önce Türk Ocağı ve “Turancılık”a gönül veren R. Oğuz Arık, Paris’te Anadolunun rengi, sembolü olarak tahsile gelen gençlere; “Uyan be Anadolu çocuğu, sen kendini kurtaramazsan seni kim kurtaracak” diye sahip çıkar ve Anadolucu milliyetçiliğin bayraktarlığını yapar.

    R. Oğuz Arık’a göre milliyetçilik iki merhaleden (Osmanlıcılık ve Turancılık) geçerek yeni
    döneme girer. “Anadoluculuk” diye isimlendirilen bu görüşte, vatan ve demokrasi önemli yer
    tutar ve milliyetçilik anlayışında statik ve dinamik unsurları taşır.

    Yirmi beş yıl içindeki bütün fikrî yazıları elinizdeki kitapta toplanmıştır.

    Çocukluğunu, gençliğini, öğrenimini, evlilik, fikir ve siyasî hayatını “bir cephedeymiş gibi”
    geçiren Remzi Oğuz Arık 15 Temmuz 1899’da Adana Kozan’da doğar. Annesi Arapgir kökenli
    Zekiye Hanım, babası Oğuz boylarından Farsak aşiretinden Mehmet Ferit Bey. Doğduğu yerden gurbete çıkar; Selânik, İşkodra, İstanbul, 17 yaşında gönüllü katıldığı Birinci Dünya Savaşı, savaş sonrası öğretmenlik, felsefe öğrenimi ve 1926’da Paris. Paris’te sanat tarihi ve arkeoloji tahsili ve Fransa’da Avrupa Medeniyeti ile ilk temas. Yurda dönünce arkeoloji uzmanlığından müze müdürlüğüne kadar idarî görevler ve Anadolu’da arkeolojik kazılar yapar. Dergilerde fikir, kanaat ve meslekî yazılar yazan Remzi Oğuz Bey, 1933’te Türkân Hanım’la evlenir, 1939’da profesör olur, 1949’da Ankara İlahiyat Fakültesi’nin kuruluşuna katılarak Türkiye’de ilk defa İslâm Sanatları Tarihi bölümünü kurar.

    Yazarlıkla yapamadığını, Meclis’te gerçekleştirme umuduyla siyasete atılır. Balkan Harbi’ni,
    Birinci Dünya Savaşı’nı, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu,
    tek parti ve çok partili dönemi gören elli beş yıllık bir ömür...

    Paris’e gitmeden önce Türk Ocağı ve “Turancılık”a gönül veren R. Oğuz Arık, Paris’te Anadolunun rengi, sembolü olarak tahsile gelen gençlere; “Uyan be Anadolu çocuğu, sen kendini kurtaramazsan seni kim kurtaracak” diye sahip çıkar ve Anadolucu milliyetçiliğin bayraktarlığını yapar.

    R. Oğuz Arık’a göre milliyetçilik iki merhaleden (Osmanlıcılık ve Turancılık) geçerek yeni
    döneme girer. “Anadoluculuk” diye isimlendirilen bu görüşte, vatan ve demokrasi önemli yer
    tutar ve milliyetçilik anlayışında statik ve dinamik unsurları taşır.

    Yirmi beş yıl içindeki bütün fikrî yazıları elinizdeki kitapta toplanmıştır.

    >