Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Duanın Gücü

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    ISBN :9786052883341
    Sayfa Sayısı :104
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x21 cm
    Basım Yılı :2018
    258,00 ₺
    180,60 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Dua, her dinde, her dilde ve her inançta varlık bulmuş metafizik bir güçtür. Hatta belli bir ilahi inanca dayanmayan ideolojilerde bile evren ile iletişim kurmanın ve evrenden belli istekleri talep et­menin önemli bir yoludur.

    İslam inancında da duanın özel bir yeri vardır. Kur'an'ın ilk sayfa­larında "Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin." (Bakara, 45) denilmekte ve insanlar duaya teşvik edilmektedir. Yine "(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin!" (Furkan, 77) mealindeki bir ayet ile duanın önemi anlatılmaktadır.

    Hz. Peygamber "Kaderden sakınmak, kaderi def etmez. Lakin sa­lihlerin duası, nüzul etmiş ve edecek olan elem ve musibetleri def etmeye ve kaldırmaya çare olur. İş böyle olunca, ey Allah'ın kulla­rı, dua ediniz." diyerek duanın gücüne işaret etmiştir.

    Duanın önemi kişinin durumuna göre değişir. Bu manada, duanın büyüğü ya da küçüğü olmaz. Kişinin ihtiyaç duyduğu şeyi Rabbi­ne anlatması onun için önemlidir. Bunun başkaları için bir anlam taşımaması o kişinin duasının önemini ve değerini azaltmaz. Pey­gamber bu durumu şöyle anlatmıştır: "Sizden herkes, ihtiyaçları­nın tamamını Rabbinden istesin. Hatta kopan ayakkabı bağına va­rıncaya kadar istesin."

    İslam inancında da dua etmenin sınırlanmış, belirli ve özel bir tarzı yoktur. Dua, kişinin kendi durumuna, maddi - manevi nitelikleri­ne, ihtiyaçlarına, yaşadıklarına yaşamadıklarına göre değişebi­len ( değişmesi gereken) ve kişinin kendi ile Rabbi arasında cere­yan eden özel bir iletişim yöntemidir.

    Bununla birlikte Hz. Aişe "Resulullah özlü duaları tercih eder, di­ğerlerini bırakırdı." diyerek peygamberin dua tarzını özetlemiştir. İşte bu kitap Kur'an ayetlerinden özlü dualar çıkarılmak suretiyle oluşturulmuştur.

    Dua, her dinde, her dilde ve her inançta varlık bulmuş metafizik bir güçtür. Hatta belli bir ilahi inanca dayanmayan ideolojilerde bile evren ile iletişim kurmanın ve evrenden belli istekleri talep et­menin önemli bir yoludur.

    İslam inancında da duanın özel bir yeri vardır. Kur'an'ın ilk sayfa­larında "Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin." (Bakara, 45) denilmekte ve insanlar duaya teşvik edilmektedir. Yine "(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin!" (Furkan, 77) mealindeki bir ayet ile duanın önemi anlatılmaktadır.

    Hz. Peygamber "Kaderden sakınmak, kaderi def etmez. Lakin sa­lihlerin duası, nüzul etmiş ve edecek olan elem ve musibetleri def etmeye ve kaldırmaya çare olur. İş böyle olunca, ey Allah'ın kulla­rı, dua ediniz." diyerek duanın gücüne işaret etmiştir.

    Duanın önemi kişinin durumuna göre değişir. Bu manada, duanın büyüğü ya da küçüğü olmaz. Kişinin ihtiyaç duyduğu şeyi Rabbi­ne anlatması onun için önemlidir. Bunun başkaları için bir anlam taşımaması o kişinin duasının önemini ve değerini azaltmaz. Pey­gamber bu durumu şöyle anlatmıştır: "Sizden herkes, ihtiyaçları­nın tamamını Rabbinden istesin. Hatta kopan ayakkabı bağına va­rıncaya kadar istesin."

    İslam inancında da dua etmenin sınırlanmış, belirli ve özel bir tarzı yoktur. Dua, kişinin kendi durumuna, maddi - manevi nitelikleri­ne, ihtiyaçlarına, yaşadıklarına yaşamadıklarına göre değişebi­len ( değişmesi gereken) ve kişinin kendi ile Rabbi arasında cere­yan eden özel bir iletişim yöntemidir.

    Bununla birlikte Hz. Aişe "Resulullah özlü duaları tercih eder, di­ğerlerini bırakırdı." diyerek peygamberin dua tarzını özetlemiştir. İşte bu kitap Kur'an ayetlerinden özlü dualar çıkarılmak suretiyle oluşturulmuştur.

    >