Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Duygusal Zeka

    Yayınevi : Ceres Yayınları
    Yazar : Taner Özdeş
    ISBN :9786052048764
    Sayfa Sayısı :144
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    210,00 ₺
    168,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Pazartesi sabahı işine şevkle başlayan asansör operatörü tamamen dolu asansörde bir melodi mırıldanmaya başlar. Asansördeki bir kişi operatörün bu tavrından rahatsız olur ve sinirlenerek söylenir: “Bu kadar neşeli olduğun şey nedir?” “Şey efendim” diye yanıtlar asansör operatörü mutlu bir şekilde “Bugünü daha önce hiç yaşamamıştım!”

    Benim felsefem şu: ister iş, ister özel, ister sosyal hayatımda içimden geldiği gibi davranmak, düşündüğümü içten ve direkt söylemek. Buna özgüven veya cesaret diyenler olabilir veya negatif düşünce ile ukala, kibir, kendini beğenmişlik. Böyle davrandığınızda insanlar bana kırılmıyor mu? Evet. Bana kızmıyorlar mı? Evet. Alınmıyorlar mı? Evet. Bana karşı ilk etapta bazen önyargılı olmuyorlar mı? Evet. O zaman niye yapıyorum? Cevabı çok basit: Kendim olmak için, kendimi sevdiğim ve beğendiğim için.

    “Eğer etrafındaki insanlar söylediklerini anlamıyorsa, onların önünde diz çök ve bağışlanmayı dile. Çünkü suçlusun.” Fyodor Dostoyevski, ne güzel söylenmiş bir söz.

    Pazartesi sabahı işine şevkle başlayan asansör operatörü tamamen dolu asansörde bir melodi mırıldanmaya başlar. Asansördeki bir kişi operatörün bu tavrından rahatsız olur ve sinirlenerek söylenir: “Bu kadar neşeli olduğun şey nedir?” “Şey efendim” diye yanıtlar asansör operatörü mutlu bir şekilde “Bugünü daha önce hiç yaşamamıştım!”

    Benim felsefem şu: ister iş, ister özel, ister sosyal hayatımda içimden geldiği gibi davranmak, düşündüğümü içten ve direkt söylemek. Buna özgüven veya cesaret diyenler olabilir veya negatif düşünce ile ukala, kibir, kendini beğenmişlik. Böyle davrandığınızda insanlar bana kırılmıyor mu? Evet. Bana kızmıyorlar mı? Evet. Alınmıyorlar mı? Evet. Bana karşı ilk etapta bazen önyargılı olmuyorlar mı? Evet. O zaman niye yapıyorum? Cevabı çok basit: Kendim olmak için, kendimi sevdiğim ve beğendiğim için.

    “Eğer etrafındaki insanlar söylediklerini anlamıyorsa, onların önünde diz çök ve bağışlanmayı dile. Çünkü suçlusun.” Fyodor Dostoyevski, ne güzel söylenmiş bir söz.

    >