Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Eğreti Hayatlar

    Yayınevi : Anemon Yayınları
    Yazar : Kadriye Selçuk
    ISBN :9786056682490
    Sayfa Sayısı :368
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :12.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2018
    145,00 ₺
    116,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Eğreti Hayatlar, bir yol hikayesi.

    Adeta Mahmut Makal’ın anlattığı “Bizim Köy”deki evlerden birinde yaşayan bir kız çocuğunun, kendisi dışında kalan dünyayla ilişkisinin de hikayesi.

    Şöyle bir bakıp yanından geçtiğiniz, belki gözünün içine baktığınız ya da saçını okşadığınız ancak çoğu zaman üçüncü sayfaya haber olduklarında yaşadıklarını fark ettiğiniz çocukların hikayesi. 12 yaşındaki Ulviye, ailesiyle, akrabaları ve komşularıyla, acıyla, yoklukla, cehaletle çevrelenmiş fazlasıyla tanıdık bir dünyada yaşıyor.

    Kimi zaman isteyerek, kimi zaman kaçınmaya çalıştığı halde beceremeyerek tanık olduklarıyla, deneyimledikleriyle bir yetişkin için sıradan olanın, bir çocuk için ne ifade ettiğini anlatıyor. Okuyucusunu, yol eşlikçisini, sıradan olanın bile bir çocuğun hayatında ilk kez deneyimlendiği o anı hatırlamaya çağırıyor.

    Kadriye Selçuk, 12 yaşındaki Ulviye ile bütünleşiyor; onun yalan söylemekle dürüst olmayı, paylaşmakla kendine saklamayı, arzu etmekle hak etmeyi, sahip olmakla kazanmayı, korumakla korunmayı öğrendiği yaşantısını çocuk gözünden ustalıkla anlatmayı başarıyor. Bir çocuğun duygularını, yalın ve gerçekçi bir biçimde okuyucusunun önüne seriyor.

    Eğreti Hayatlar, bir yol hikayesi.

    Adeta Mahmut Makal’ın anlattığı “Bizim Köy”deki evlerden birinde yaşayan bir kız çocuğunun, kendisi dışında kalan dünyayla ilişkisinin de hikayesi.

    Şöyle bir bakıp yanından geçtiğiniz, belki gözünün içine baktığınız ya da saçını okşadığınız ancak çoğu zaman üçüncü sayfaya haber olduklarında yaşadıklarını fark ettiğiniz çocukların hikayesi. 12 yaşındaki Ulviye, ailesiyle, akrabaları ve komşularıyla, acıyla, yoklukla, cehaletle çevrelenmiş fazlasıyla tanıdık bir dünyada yaşıyor.

    Kimi zaman isteyerek, kimi zaman kaçınmaya çalıştığı halde beceremeyerek tanık olduklarıyla, deneyimledikleriyle bir yetişkin için sıradan olanın, bir çocuk için ne ifade ettiğini anlatıyor. Okuyucusunu, yol eşlikçisini, sıradan olanın bile bir çocuğun hayatında ilk kez deneyimlendiği o anı hatırlamaya çağırıyor.

    Kadriye Selçuk, 12 yaşındaki Ulviye ile bütünleşiyor; onun yalan söylemekle dürüst olmayı, paylaşmakla kendine saklamayı, arzu etmekle hak etmeyi, sahip olmakla kazanmayı, korumakla korunmayı öğrendiği yaşantısını çocuk gözünden ustalıkla anlatmayı başarıyor. Bir çocuğun duygularını, yalın ve gerçekçi bir biçimde okuyucusunun önüne seriyor.

    >