Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Eski İstanbul Yosmaları

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    ISBN :9786051715681
    Sayfa Sayısı :347
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2017
    330,00 ₺
    264,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    1950-60'lı yılların efsane kalemlerinden Refi' Cevad Ulunay'ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri, 19. yüzyılın kıvılcımlı gece alemlerine projektör tutuyor adeta. Bakın, kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor:

    “Yaşanmayan hayat yaşatılamaz. Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle (yoluyla) gelenler olduğu gibi, belki yakından tanıdıklarım da olmuştur. Okuyuculardan, nasılsa hala yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki, onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman, gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek, bir sır tevdi eder gibi kulağıma, ‘Ah azizim, ben de Rana’yı tanıdım. Ne kadındı o!’ diyenler oldu. O halde, eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam, hepimiz cürüm (suç) ortağı oluyoruz. Ben yazdığım siz de okuduğunuz için.”

    Sevgili okur, kitabın sayfalarını çevirdikçe, vaktizamanında bu “ince” işler -zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış, diyeceksiniz: Refi’ Cevad’ın güçlü kalemi bunun garantisidir. 

    1950-60'lı yılların efsane kalemlerinden Refi' Cevad Ulunay'ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri, 19. yüzyılın kıvılcımlı gece alemlerine projektör tutuyor adeta. Bakın, kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor:

    “Yaşanmayan hayat yaşatılamaz. Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle (yoluyla) gelenler olduğu gibi, belki yakından tanıdıklarım da olmuştur. Okuyuculardan, nasılsa hala yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki, onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman, gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek, bir sır tevdi eder gibi kulağıma, ‘Ah azizim, ben de Rana’yı tanıdım. Ne kadındı o!’ diyenler oldu. O halde, eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam, hepimiz cürüm (suç) ortağı oluyoruz. Ben yazdığım siz de okuduğunuz için.”

    Sevgili okur, kitabın sayfalarını çevirdikçe, vaktizamanında bu “ince” işler -zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış, diyeceksiniz: Refi’ Cevad’ın güçlü kalemi bunun garantisidir. 

    >