Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gök Derinin Altında

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    ISBN :9786053757184
    Sayfa Sayısı :214
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    200,00 ₺
    160,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Gök Derinin Altında zaman ve mekânla bağları gevşemiş insanların modern çağda efsanelere sığınmasının anlatısı. Bildik sokaklardan Sibirya’ya, arka bahçelerden Yakutistan’daki çadırlara ulaşan; aynı yerden kanayıp kırılan ama kendilerini saran ve iyileştirenlerin öyküleri.

    Harflerden çok rüzgârı, kelimelerden çok hisleri duyuran Nazlı Karabıyıkoğlu, bedenin ve cinsiyetin ötesine geçen bir dil kurarken bambaşka gözlerle evrene yeniden bakabileceğimizi gösteriyor.

    "Siz bizi çizdiniz tarihten gününüze doğru, sfenkslerimizi yaptınız. Tabutumuz yoktu. Vahşiliğimizi bölüştürdük, yeryüzünün tüm kadınlarından paralel. Yüzlerine gölge düşmesin diye hepsine içimizden, derimizden bir amazos koyduk. Hayvanları kattık organlarımıza, karnımızdan yararken çocuğu hep hayvanlara benzettik. Ben sürüldüm, ormanımızda tektim. Hem eri, hem dişiyi sen taşı dediler.”

    Gök Derinin Altında zaman ve mekânla bağları gevşemiş insanların modern çağda efsanelere sığınmasının anlatısı. Bildik sokaklardan Sibirya’ya, arka bahçelerden Yakutistan’daki çadırlara ulaşan; aynı yerden kanayıp kırılan ama kendilerini saran ve iyileştirenlerin öyküleri.

    Harflerden çok rüzgârı, kelimelerden çok hisleri duyuran Nazlı Karabıyıkoğlu, bedenin ve cinsiyetin ötesine geçen bir dil kurarken bambaşka gözlerle evrene yeniden bakabileceğimizi gösteriyor.

    "Siz bizi çizdiniz tarihten gününüze doğru, sfenkslerimizi yaptınız. Tabutumuz yoktu. Vahşiliğimizi bölüştürdük, yeryüzünün tüm kadınlarından paralel. Yüzlerine gölge düşmesin diye hepsine içimizden, derimizden bir amazos koyduk. Hayvanları kattık organlarımıza, karnımızdan yararken çocuğu hep hayvanlara benzettik. Ben sürüldüm, ormanımızda tektim. Hem eri, hem dişiyi sen taşı dediler.”

    >