Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gökkuşağı

    Yayınevi : Herdem Kitap
    ISBN :9786257348669
    Sayfa Sayısı :319
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    280,00 ₺
    238,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Melahat İstanbul'a göçüyoruz.”

    Hazırlıklar tamamlandı, valizler kapıya konuldu. Eşyalar kalmaya karar verdi.

    Tabii bu eşyaların kararı değildi. İhsan'ın kararıydı. Hellece'den İstanbul epey uzaktı ve eşyaların
    gitmesi evden kazandıkları paranın en az yüzde otuzuna mal olabilirdi. İhsan, düşündükçe ferahladı.

    İşe yarayan eşyalarını komşusuna satarak mal varlığına biraz daha katkı yaptı vesselam!..

    Mecbur mudur her taşralı bu yola
    Haydi köylüm, sana uğurlar ola!..

    Göç günü geldi çattı. Gurbet yorganları ve tahta bavullar traktörün römorkuna kondu.bunların yanına taze göçebeler de bindi ve Turgut emmi bastı gaza. Zekeriya, yolun gidiş yönünden ziyade geriye doğru bakmayı yeğledi. Arkasında neler bıraktığını merak ediyordu çünkü. Bir an unuttu yanındakileri, sanki tek başına bir yolculuğa çıkıyordu. Hellece’nin bu kadar çabuk kaybolacağını ummuyordu Zekeriya. Ne de kolay karışmıştı toza toprağa? Oysa yokuşu saralı çok olmamıştı,
    hiçbir şey gözükmüyordu. Sadece tekerlerin izleri görünüyordu, tıpkı bir nehir gibi...

    ...ve hüznü düşer ardından

    Valize sığdıramadığın köy türkülerinin.

    “Melahat İstanbul'a göçüyoruz.”

    Hazırlıklar tamamlandı, valizler kapıya konuldu. Eşyalar kalmaya karar verdi.

    Tabii bu eşyaların kararı değildi. İhsan'ın kararıydı. Hellece'den İstanbul epey uzaktı ve eşyaların
    gitmesi evden kazandıkları paranın en az yüzde otuzuna mal olabilirdi. İhsan, düşündükçe ferahladı.

    İşe yarayan eşyalarını komşusuna satarak mal varlığına biraz daha katkı yaptı vesselam!..

    Mecbur mudur her taşralı bu yola
    Haydi köylüm, sana uğurlar ola!..

    Göç günü geldi çattı. Gurbet yorganları ve tahta bavullar traktörün römorkuna kondu.bunların yanına taze göçebeler de bindi ve Turgut emmi bastı gaza. Zekeriya, yolun gidiş yönünden ziyade geriye doğru bakmayı yeğledi. Arkasında neler bıraktığını merak ediyordu çünkü. Bir an unuttu yanındakileri, sanki tek başına bir yolculuğa çıkıyordu. Hellece’nin bu kadar çabuk kaybolacağını ummuyordu Zekeriya. Ne de kolay karışmıştı toza toprağa? Oysa yokuşu saralı çok olmamıştı,
    hiçbir şey gözükmüyordu. Sadece tekerlerin izleri görünüyordu, tıpkı bir nehir gibi...

    ...ve hüznü düşer ardından

    Valize sığdıramadığın köy türkülerinin.

    >