Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gaspçı

    Yayınevi : Phoenix Yayınevi
    ISBN :9786057789136
    Sayfa Sayısı :230
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2020
    350,00 ₺
    280,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Şehir ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla.

    Dökülmüş güz yapraklarından koyu kestane bir tacın çerçevelediği başını onun, Riverhead ve parktan tanıyorsun. Dix Nehri'nin mavi ipekten bir yıldırımla resmettiği o sere serpe göğüs kıvrımını biliyorsun. Ayva göbeği sana Bethtown'daki limandan göz kırpıyor, fakat sen belinin aşk tutamaçlarıyla, Calm's Point ve Majesta'yla samimiyeti ilerletmişsin. 0 bir kadın, o senin kadının, yanmış ağaç dumanıyla karbondioksitin harmanlandığı bir parfüm sürünür hazan mevsiminde, misk gibi bir küf kokusu yayılır caddelerine, makinelerine ve insanlarına.

    Onun o körpeliğini uykusundan biliyorsun, akça pakça ve tertipli. Çıplak sokaklarına bakıyor, gökdelenlerle çepeçevre kuşatılmış Isola'da rüzgârın huysuzca mırıldanmasını dinliyorsun, uyanırken, uyanıkken, hayat doluyken izliyorsun onu.

    İş için giyinişini izliyorsun ve sonra eğlence zamanı giydiklerini, gecenin içinde süzülüyor, vahşi bir panter gibi parlak ve pürüzsüz, limanın ışığını yansıtan damla damla mücevher-lerle ışıldıyor paltosu. Şehvetli ve hırçın hallerini biliyorsun, severken ve nefret ederken izledin onu, küstahken ve uysalken, zalim ve insafsızken, sevecen ve acı çekerken. Fırtınalı ruh halleri, yapıp ettiği her şey sana hep tanıdık geliyor.

    Haşmetli ve boylu boyunca uzanmış, kir içinde bazen, acıyla haykırdığı da oluyor, zevkten inlediği de. O ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla.

    Gaspçısın sen.

    Şehir ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla.

    Dökülmüş güz yapraklarından koyu kestane bir tacın çerçevelediği başını onun, Riverhead ve parktan tanıyorsun. Dix Nehri'nin mavi ipekten bir yıldırımla resmettiği o sere serpe göğüs kıvrımını biliyorsun. Ayva göbeği sana Bethtown'daki limandan göz kırpıyor, fakat sen belinin aşk tutamaçlarıyla, Calm's Point ve Majesta'yla samimiyeti ilerletmişsin. 0 bir kadın, o senin kadının, yanmış ağaç dumanıyla karbondioksitin harmanlandığı bir parfüm sürünür hazan mevsiminde, misk gibi bir küf kokusu yayılır caddelerine, makinelerine ve insanlarına.

    Onun o körpeliğini uykusundan biliyorsun, akça pakça ve tertipli. Çıplak sokaklarına bakıyor, gökdelenlerle çepeçevre kuşatılmış Isola'da rüzgârın huysuzca mırıldanmasını dinliyorsun, uyanırken, uyanıkken, hayat doluyken izliyorsun onu.

    İş için giyinişini izliyorsun ve sonra eğlence zamanı giydiklerini, gecenin içinde süzülüyor, vahşi bir panter gibi parlak ve pürüzsüz, limanın ışığını yansıtan damla damla mücevher-lerle ışıldıyor paltosu. Şehvetli ve hırçın hallerini biliyorsun, severken ve nefret ederken izledin onu, küstahken ve uysalken, zalim ve insafsızken, sevecen ve acı çekerken. Fırtınalı ruh halleri, yapıp ettiği her şey sana hep tanıdık geliyor.

    Haşmetli ve boylu boyunca uzanmış, kir içinde bazen, acıyla haykırdığı da oluyor, zevkten inlediği de. O ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla.

    Gaspçısın sen.

    >