Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gecelerin En Güzeli

    Yazar : Ömer F. Oyal
    ISBN :9789750843303
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    430,00 ₺
    322,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Gecelerin En Güzeli, Ömer F. Oyal’den Caday Taşı efsanesini merkezine alarak uzak geçmiş ve şimdi arasında zaman içinde yüzen ve her şeyi ters yüz eden bir roman…

    Gelenek, kırılma, süreklilik ve kopuş hem benzersizliği içinde hem de düşük insanlık halleri üzerinden ustalıkla anlatılıyor.

    “En kötüsü de soğukla kaynaşmış korku. Donduran korku, esrarlı mağaralardan mızraklı karanlık ordular gibi fırlayıp zaman denilen hayali sonsuz bir âna dönüştürür. Bu sonsuzca donmuş an parçası bütün evrenin biricik gerçeği, çıkışsız cehennemi kesilerek her şeyin üzerini kendi renksiz dokusuyla kaplayıverir. Yaratılış diğer bir kutba kendisinin tam aksi bir kutba doğru büzülüvermiştir sanki. Bir ruhun hiç ile yüz yüze olduğunu fark etmesi, cehennemin kapısından bakmasından çok daha dehşet verici. Cehennem hiç değildir çünkü. Hiçliğe nazaran umut doludur. Hiç, bir ceza da değildir. Arkasından gelebilecek başka hiçbir sıfatı peşine takmaz. Korku ‘hiç’in görünmez kıvılcımının yüzünüze sıçrayıvermesidir ve o yüzden üşütür zaten.”

    Gecelerin En Güzeli, Ömer F. Oyal’den Caday Taşı efsanesini merkezine alarak uzak geçmiş ve şimdi arasında zaman içinde yüzen ve her şeyi ters yüz eden bir roman…

    Gelenek, kırılma, süreklilik ve kopuş hem benzersizliği içinde hem de düşük insanlık halleri üzerinden ustalıkla anlatılıyor.

    “En kötüsü de soğukla kaynaşmış korku. Donduran korku, esrarlı mağaralardan mızraklı karanlık ordular gibi fırlayıp zaman denilen hayali sonsuz bir âna dönüştürür. Bu sonsuzca donmuş an parçası bütün evrenin biricik gerçeği, çıkışsız cehennemi kesilerek her şeyin üzerini kendi renksiz dokusuyla kaplayıverir. Yaratılış diğer bir kutba kendisinin tam aksi bir kutba doğru büzülüvermiştir sanki. Bir ruhun hiç ile yüz yüze olduğunu fark etmesi, cehennemin kapısından bakmasından çok daha dehşet verici. Cehennem hiç değildir çünkü. Hiçliğe nazaran umut doludur. Hiç, bir ceza da değildir. Arkasından gelebilecek başka hiçbir sıfatı peşine takmaz. Korku ‘hiç’in görünmez kıvılcımının yüzünüze sıçrayıvermesidir ve o yüzden üşütür zaten.”

    >