Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Haniflerin Yolu

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    Yazar : Cuma Ali Soysal
    ISBN :9786052963692
    Sayfa Sayısı :711
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2017
    710,00 ₺
    568,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Arapçalaşmış Süryanice bir sözcük olan ve “şaşkınlıktan kurtulmak için istikamete meyletmek” anlamına gelen hanif; Kur’an da on yerde tekil, iki yerde çoğul (hunefâ) olarak kullanılır.

    Kur’an a göre Hz. İbrahim (a) bir haniftir da tüm Nebiler ve Resüller’de birer Haniftir. Çünki, onlar; Rabb’e (Hac-67), tek ilaha (mü’min: 23-32), tek Allah’a kul olmağa (Nahi-36) Sırat-ı mustakim’e (Mü-minun-73) kurtuluşa (Mü’min-41) tek dine ve tek ümmete (Enbiya-92; Mü’minün: 51-52; Şura-13) davet ekseninde, “tevhid karşıtlığına, şirke yozlaşmış, kokuşmuş kült ve geleneklere, zalime, zulme ve paganist tüm telakkilere karşı savaşan” Allah elçileridir.

    İlk peygamber Hz. Âdem (a)’den (Âl-i İmran-33 Tâ Hâ-122), Son Nebî Hz. Muhammed (s)’e (Ahzâb-40) kadar kesintisiz bir şekilde gelen bu sistem “Haniflerin Yolu Sırat-ı Mustâkim”dir.

    Meşrûiyeti ve referansı insanın yaratılış formu ve “bezm-î elest” olan (A’râf 172) bu sistemin, biraz vasfı fıtrîliğidir:

    O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah’ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah’ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur… (Rûm-30)

    Bu sistemin merkezinde “kulluk için formlanmış” (Zâriyât-56) insan vardır. Bu sistemde “eşref-î mahlûk” olan insanın fıtrat sınırları zorlanmaz (Bakara-286) . Zirâ, “Allah kullarına kolaylık diler, zorluk dilemez” (Bakara-185) ve “hiçbir kulundan verdiğinden fazlasını da istemez” (Talâk-7)

    Arapçalaşmış Süryanice bir sözcük olan ve “şaşkınlıktan kurtulmak için istikamete meyletmek” anlamına gelen hanif; Kur’an da on yerde tekil, iki yerde çoğul (hunefâ) olarak kullanılır.

    Kur’an a göre Hz. İbrahim (a) bir haniftir da tüm Nebiler ve Resüller’de birer Haniftir. Çünki, onlar; Rabb’e (Hac-67), tek ilaha (mü’min: 23-32), tek Allah’a kul olmağa (Nahi-36) Sırat-ı mustakim’e (Mü-minun-73) kurtuluşa (Mü’min-41) tek dine ve tek ümmete (Enbiya-92; Mü’minün: 51-52; Şura-13) davet ekseninde, “tevhid karşıtlığına, şirke yozlaşmış, kokuşmuş kült ve geleneklere, zalime, zulme ve paganist tüm telakkilere karşı savaşan” Allah elçileridir.

    İlk peygamber Hz. Âdem (a)’den (Âl-i İmran-33 Tâ Hâ-122), Son Nebî Hz. Muhammed (s)’e (Ahzâb-40) kadar kesintisiz bir şekilde gelen bu sistem “Haniflerin Yolu Sırat-ı Mustâkim”dir.

    Meşrûiyeti ve referansı insanın yaratılış formu ve “bezm-î elest” olan (A’râf 172) bu sistemin, biraz vasfı fıtrîliğidir:

    O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah’ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah’ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur… (Rûm-30)

    Bu sistemin merkezinde “kulluk için formlanmış” (Zâriyât-56) insan vardır. Bu sistemde “eşref-î mahlûk” olan insanın fıtrat sınırları zorlanmaz (Bakara-286) . Zirâ, “Allah kullarına kolaylık diler, zorluk dilemez” (Bakara-185) ve “hiçbir kulundan verdiğinden fazlasını da istemez” (Talâk-7)

    >