Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kürk Kitabı

    Yayınevi : Kitabevi Yayınları
    ISBN :9786059506991
    Sayfa Sayısı :312
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    450,00 ₺
    405,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    XVI. yüzyıl hil’atların en çok verildiği merasim olan sur-ı humayunlarda dağıtılan hil’at sayısı dört bine ulaşmıştı. Bu duruma bir diğer örnek ise; IV. Mehmet’in 17. yüzyılda Şehzadelerin sünneti dolayısıyla kutlamaya gelen ve armağanlarını sunan vezirlere seraser kaplı samur kürkler verilmişti. 1675 yılında yapıla bu şenlikte esnafa ancak dördüncü gün de geçiş sırası gelmiş ve kürkçüler onuncu günde padişah huzurundan geçmişlerdir. Bu geçiş merasimini canlı bir tasvirle anlatan Evliya Çelebi kürkçülerin geçişini şöyle anlatmıştır; “Bunlar tahtıravanlar üzre dükkanların nice yüzbin guruşluk samur, vaşak, zerdeva, sansar, sincap, samur paçası, samur kafası, kakum, ördek boğazı, kuğu boğazı, saka kuşu boğazı, tilki boğazı ve daha sair kürkler ile tezyin iderler.

    Evliya Çelebi kürkçüleri beş yüz dükkan ve bin kişiden oluştuğunu samur başlık imal eden seksen dükkan ve yüz beş kişiden meydana geldiğini ifade etmekte, aynı şekilde Ahmet Rasim ise 1000 (1591/92) tarihinde İstanbul’da beş yüz kürkçü dükkanı olduğunu belirtmiştir. Sivas gibi taşra şehrinde dahi toplam on dört kürkçü dükkanının icraat yapması kürk kullanımının ne kadar yaygınlaştığını göstermesi bakımından da önemlidir.

    XVI. yüzyıl hil’atların en çok verildiği merasim olan sur-ı humayunlarda dağıtılan hil’at sayısı dört bine ulaşmıştı. Bu duruma bir diğer örnek ise; IV. Mehmet’in 17. yüzyılda Şehzadelerin sünneti dolayısıyla kutlamaya gelen ve armağanlarını sunan vezirlere seraser kaplı samur kürkler verilmişti. 1675 yılında yapıla bu şenlikte esnafa ancak dördüncü gün de geçiş sırası gelmiş ve kürkçüler onuncu günde padişah huzurundan geçmişlerdir. Bu geçiş merasimini canlı bir tasvirle anlatan Evliya Çelebi kürkçülerin geçişini şöyle anlatmıştır; “Bunlar tahtıravanlar üzre dükkanların nice yüzbin guruşluk samur, vaşak, zerdeva, sansar, sincap, samur paçası, samur kafası, kakum, ördek boğazı, kuğu boğazı, saka kuşu boğazı, tilki boğazı ve daha sair kürkler ile tezyin iderler.

    Evliya Çelebi kürkçüleri beş yüz dükkan ve bin kişiden oluştuğunu samur başlık imal eden seksen dükkan ve yüz beş kişiden meydana geldiğini ifade etmekte, aynı şekilde Ahmet Rasim ise 1000 (1591/92) tarihinde İstanbul’da beş yüz kürkçü dükkanı olduğunu belirtmiştir. Sivas gibi taşra şehrinde dahi toplam on dört kürkçü dükkanının icraat yapması kürk kullanımının ne kadar yaygınlaştığını göstermesi bakımından da önemlidir.

    >