Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kıvılcım Tanrıçası

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Esin Pişkiner
    ISBN :9786051809731
    Sayfa Sayısı :166
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    375,00 ₺
    262,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    ‘’Sonunu ve büyük var oluşunu selamladı önce. Ben de onu selamladım. Yine acelesizdim ve yine o yıkıcı heyecan dalgası ayak parmaklarımdan bacaklarıma doğru yayılmaya başlamıştı.

    Korkunun beslediği cüret, varoluşsal bir felçlilik sürecine siyahını bulaştırdı.

    Birbirinden doğan onlarca, bir an sonra binlerce çıtırtı… Kızarıklıkla sarışınlık birbirine sarılıp karıştıkça terk edilmişlikten, bitap düşmüşlükten ve puslu imkansızlıktan sonsuzluğu simgeleyen bir Kıvılcım Tanrıçası yarattı. Sonunda şunu söyledim; İşte gerçek serap bu.’’

    Sırtınızı yaslarsanız kendinizi boşluktan ne kadar koruyabilirdiniz.

    Sonsuzluğun renkleri kanatlarına sıçrayana kadar arardı insan kendini.

    Düşünüyorum…

    Sokakların hafızasından saklanmaya çalışırken bir yandan güneşin tılsımına erişilebilir miydi…

    İlk gençlik, aldanmışlığın kekremsi buharında var olmanın kıyısında dolaşan bir kız ve içinde gizle taşıdığı bütün o bedenler…

    Bir kendini doğurma hikayesi…

    ‘’Sonunu ve büyük var oluşunu selamladı önce. Ben de onu selamladım. Yine acelesizdim ve yine o yıkıcı heyecan dalgası ayak parmaklarımdan bacaklarıma doğru yayılmaya başlamıştı.

    Korkunun beslediği cüret, varoluşsal bir felçlilik sürecine siyahını bulaştırdı.

    Birbirinden doğan onlarca, bir an sonra binlerce çıtırtı… Kızarıklıkla sarışınlık birbirine sarılıp karıştıkça terk edilmişlikten, bitap düşmüşlükten ve puslu imkansızlıktan sonsuzluğu simgeleyen bir Kıvılcım Tanrıçası yarattı. Sonunda şunu söyledim; İşte gerçek serap bu.’’

    Sırtınızı yaslarsanız kendinizi boşluktan ne kadar koruyabilirdiniz.

    Sonsuzluğun renkleri kanatlarına sıçrayana kadar arardı insan kendini.

    Düşünüyorum…

    Sokakların hafızasından saklanmaya çalışırken bir yandan güneşin tılsımına erişilebilir miydi…

    İlk gençlik, aldanmışlığın kekremsi buharında var olmanın kıyısında dolaşan bir kız ve içinde gizle taşıdığı bütün o bedenler…

    Bir kendini doğurma hikayesi…

    >