Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kıyamet ve Kabir Azabı

    Yayınevi : Ehil Yayınları
    ISBN :9786052196120
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    170,00 ₺
    136,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Mü’min kabrine konduğu zaman, kabir enine yetmiş, uzunluğuna da yetmiş zira’ açılır. Üzerine de reyhan kokuları saçılır. Üstüne ipek şal örtülür. Eğer Kur’an-ı Kerim’den bir bildiği varsa, nur olarak kendisine yeter. Eğer yoksa, kendisine güneş gibi bir nur ihsan edilir.

    O, kabrinde bir gelin gibidir; uyur. Onu ancak ehli arasında, en sevgili olan uyandırır. Uykudan uyanır ama ona hiç doymamış gibi... Kafire gelince... Kabir onu sıkar, kaburga kemiklerini birbirine geçirir. Üzerine kalınlığı deve boynuna benzer yılanlar saldırır. Kemikleri üzerinde en ufak bir parça bile bırakmadan etini yer bitirirler. Sonra kör, sağır ve dilsiz olan azap melekleri gelirler. Bunlar yanlarında bir de demir topuz getirirler ve bununla kâfiri dövmeye başlarlar. Sağırdırlar, feryadı duymazlar ki, acısınlar. Kördürler, onun halini görmezler ki, merhamet duyguları kabarsın. Sonra onu, akşam sabah ateşe atarlar.

    “Mü’min kabrine konduğu zaman, kabir enine yetmiş, uzunluğuna da yetmiş zira’ açılır. Üzerine de reyhan kokuları saçılır. Üstüne ipek şal örtülür. Eğer Kur’an-ı Kerim’den bir bildiği varsa, nur olarak kendisine yeter. Eğer yoksa, kendisine güneş gibi bir nur ihsan edilir.

    O, kabrinde bir gelin gibidir; uyur. Onu ancak ehli arasında, en sevgili olan uyandırır. Uykudan uyanır ama ona hiç doymamış gibi... Kafire gelince... Kabir onu sıkar, kaburga kemiklerini birbirine geçirir. Üzerine kalınlığı deve boynuna benzer yılanlar saldırır. Kemikleri üzerinde en ufak bir parça bile bırakmadan etini yer bitirirler. Sonra kör, sağır ve dilsiz olan azap melekleri gelirler. Bunlar yanlarında bir de demir topuz getirirler ve bununla kâfiri dövmeye başlarlar. Sağırdırlar, feryadı duymazlar ki, acısınlar. Kördürler, onun halini görmezler ki, merhamet duyguları kabarsın. Sonra onu, akşam sabah ateşe atarlar.

    >