Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kızagan

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    ISBN :9786057852793
    Sayfa Sayısı :335
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    401,00 ₺
    280,70 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Kıpkızıl bir kandamlası, kara toprağa düşüverdi. Şafakta doğan güneş O’nun canına kast edenlerin laneti oldu. Ağaçların arasından süzülen ışıklar bir ok gibi bedenlerine çarpıyordu. Birden acı içinde bağırmaya yerlerde kıvranmaya başlamışlardı. Etraftaki bütün ağaçlar acı içinde haykırıyordu. Yükselen çığlık sesleri, ruhlarını kasvete boğmuştu. Güneşin ışığı onlara lanet olmuştu. Derileri üzerlerinde kavruluyor, yırtılıyor, parçalanıyordu. Daha ölmemelerine rağmen ruhları azap çekiyordu. Kralları ise yerde kıvranıyordu ve azaptan, acıdan iki büklüm olmuştu. Kralları başını kaldırıp göğe doğru baktı. Son gördüğü şey tam ona layıktı. Sinsi sinsi sırıtan şeytanın buz gibi soluk gözleri. Güneş ışığının parçaladığı bedenleri bir anda çürüyüverdi. Ruhlarıysa azap çekmeleri için oraya hapsedildi. Acı içinde haykıran o ağaçlar da onları kasvete boğacak parmaklıklar oldu.”

    “Kıpkızıl bir kandamlası, kara toprağa düşüverdi. Şafakta doğan güneş O’nun canına kast edenlerin laneti oldu. Ağaçların arasından süzülen ışıklar bir ok gibi bedenlerine çarpıyordu. Birden acı içinde bağırmaya yerlerde kıvranmaya başlamışlardı. Etraftaki bütün ağaçlar acı içinde haykırıyordu. Yükselen çığlık sesleri, ruhlarını kasvete boğmuştu. Güneşin ışığı onlara lanet olmuştu. Derileri üzerlerinde kavruluyor, yırtılıyor, parçalanıyordu. Daha ölmemelerine rağmen ruhları azap çekiyordu. Kralları ise yerde kıvranıyordu ve azaptan, acıdan iki büklüm olmuştu. Kralları başını kaldırıp göğe doğru baktı. Son gördüğü şey tam ona layıktı. Sinsi sinsi sırıtan şeytanın buz gibi soluk gözleri. Güneş ışığının parçaladığı bedenleri bir anda çürüyüverdi. Ruhlarıysa azap çekmeleri için oraya hapsedildi. Acı içinde haykıran o ağaçlar da onları kasvete boğacak parmaklıklar oldu.”

    >