Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kabe'nin Oğlu Ali 2

    Yayınevi : La Kitap
    ISBN :9786052262474
    Sayfa Sayısı :396
    Baskı Sayısı :3
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    585,00 ₺
    438,75 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hayat sırlarla doluydu.
    Ne dün dündü ne de yarın vardı.
    Her şey o anda toplanır, aşikâr olurdu.
    Gözdeki perde kaldırılır, yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi.
    Suyla pak olurdu insan.
    Su hayattı, su başlangıçtı; su akıp giden ömrün yoldaşıydı.
    Bir nefesti yaşamak.
    Bir solukta geçerdi.
    Ve...
    Bir mucize gerçekleşirdi.
    Oysa...
    Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı.
    Şimdi...
    İlahi bilgiydi, arşı titretti.
    O ki...
    Musa’ya, Hızır’a öğretilen, Yusuf’a bahşedilen
    Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden.
    İlim bir noktaydı, onu cahiller çoğalttı.
    Evveli...
    Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı; görünenden görünmeyi görmek. Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak; görünenden görünmeyeni görmek.
    Ve sonu...
    Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı; görünmeyenden görünmeyi görmek!
    Şimdi...
    Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen.
    Bilginin kaynağıydı; özüydü ışıyan, bilginin cevheriydi yüzünde parlayan.
    İlm-i Ledünni!
    Tüm sırlar, incelikler bir bir öğretilmekteydi.
    İlm-i Gaybi!
    Maddenin, mananın; Levh-i Mahfûz’un tümü yüreğine ekilmekteydi.
    O, ezelden ebede, evvelden ahire, zahirden batına, sırdan aşikara ilmü'l-guyûb ve’l-esrâri’l-hafiyeydi.

    Hayat sırlarla doluydu.
    Ne dün dündü ne de yarın vardı.
    Her şey o anda toplanır, aşikâr olurdu.
    Gözdeki perde kaldırılır, yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi.
    Suyla pak olurdu insan.
    Su hayattı, su başlangıçtı; su akıp giden ömrün yoldaşıydı.
    Bir nefesti yaşamak.
    Bir solukta geçerdi.
    Ve...
    Bir mucize gerçekleşirdi.
    Oysa...
    Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı.
    Şimdi...
    İlahi bilgiydi, arşı titretti.
    O ki...
    Musa’ya, Hızır’a öğretilen, Yusuf’a bahşedilen
    Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden.
    İlim bir noktaydı, onu cahiller çoğalttı.
    Evveli...
    Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı; görünenden görünmeyi görmek. Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak; görünenden görünmeyeni görmek.
    Ve sonu...
    Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı; görünmeyenden görünmeyi görmek!
    Şimdi...
    Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen.
    Bilginin kaynağıydı; özüydü ışıyan, bilginin cevheriydi yüzünde parlayan.
    İlm-i Ledünni!
    Tüm sırlar, incelikler bir bir öğretilmekteydi.
    İlm-i Gaybi!
    Maddenin, mananın; Levh-i Mahfûz’un tümü yüreğine ekilmekteydi.
    O, ezelden ebede, evvelden ahire, zahirden batına, sırdan aşikara ilmü'l-guyûb ve’l-esrâri’l-hafiyeydi.

    >