Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Karşılaşmalar

    Yayınevi : Heretik Yayıncılık
    Yazar : Erving Goffman
    ISBN :9786059436410
    Sayfa Sayısı :166
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    380,00 ₺
    334,40 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Toplumsal kurumlar, roller, normlar... Sosyal bilimlerin aşina olunduğu kadar üzerine pek de düşünülmeyen bu kavramlarına ilişkin olarak Goffman yine ezber bozucu bir analizle karşımıza çıkıyor. Toplumsal rol kavramını, makro analizlerin yarı donuk yarı tedrisi kalıplarından çekerek etkileşim ve karşılaşmaların zengin ve canlı sahnesine yerleştiriyor. Mekanik bir icracı olmanın çok ötesinde birey, yaşamının farklı sahnelerinde rol yükümlülükleriyle fiili performansı arasına mesafe koyabilen, yani rolünü yer ve duruma göre belli tahditler altında eğip bükebilen, ancak biyografik bir sürekliliğe de sahip olabilen mahir bir yorumcu olarak arz-ı endam ediyor. Goffman, bir konvansiyon olarak rolü gömülü faaliyet sistemlerinin ve dolayısıyla da benlik oluşumunun merkezine yerleştirerek, sosyolojik soruşturmanın içine düşebileceği ontolojik kapanı da yerinden oynatıyor: “yapmak, olmaktır”. Ancak, bir faaliyet kümesinin kimlik temin eden bir role zemin hazırlayabilmesi için, söz konusu faaliyetlerin belli türden bir ahlaki haleyle donatılmış olmaları gerektiğini de belirtiyor Goffman: “Tek başına yetkin bir sahneleme kimlik temin etmek için yeterli değildir; faaliyetlerin toplumsal olarak tesis edilmesi ve anlamlandırılması gereklidir. [Aksi takdirde] mecburi görev ve işler yerine getirilir ancak içinde bulunulan gömülü faaliyet sistemine özel bir sadakat/adanma veya yönelim [geliştirilmesine] hemen hemen hiç müsaade edilmez. Burada yapmak, olmak değildir.” Neyin ne olduğu ve kimin ne yaptığı her zaman belli olmayan çevrenize bir de Goffman’ın penceresinden bakmaya ne dersiniz?

    Toplumsal kurumlar, roller, normlar... Sosyal bilimlerin aşina olunduğu kadar üzerine pek de düşünülmeyen bu kavramlarına ilişkin olarak Goffman yine ezber bozucu bir analizle karşımıza çıkıyor. Toplumsal rol kavramını, makro analizlerin yarı donuk yarı tedrisi kalıplarından çekerek etkileşim ve karşılaşmaların zengin ve canlı sahnesine yerleştiriyor. Mekanik bir icracı olmanın çok ötesinde birey, yaşamının farklı sahnelerinde rol yükümlülükleriyle fiili performansı arasına mesafe koyabilen, yani rolünü yer ve duruma göre belli tahditler altında eğip bükebilen, ancak biyografik bir sürekliliğe de sahip olabilen mahir bir yorumcu olarak arz-ı endam ediyor. Goffman, bir konvansiyon olarak rolü gömülü faaliyet sistemlerinin ve dolayısıyla da benlik oluşumunun merkezine yerleştirerek, sosyolojik soruşturmanın içine düşebileceği ontolojik kapanı da yerinden oynatıyor: “yapmak, olmaktır”. Ancak, bir faaliyet kümesinin kimlik temin eden bir role zemin hazırlayabilmesi için, söz konusu faaliyetlerin belli türden bir ahlaki haleyle donatılmış olmaları gerektiğini de belirtiyor Goffman: “Tek başına yetkin bir sahneleme kimlik temin etmek için yeterli değildir; faaliyetlerin toplumsal olarak tesis edilmesi ve anlamlandırılması gereklidir. [Aksi takdirde] mecburi görev ve işler yerine getirilir ancak içinde bulunulan gömülü faaliyet sistemine özel bir sadakat/adanma veya yönelim [geliştirilmesine] hemen hemen hiç müsaade edilmez. Burada yapmak, olmak değildir.” Neyin ne olduğu ve kimin ne yaptığı her zaman belli olmayan çevrenize bir de Goffman’ın penceresinden bakmaya ne dersiniz?

    >