Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız?

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    ISBN :9786051716299
    Sayfa Sayısı :248
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :14x21 cm
    Basım Yılı :2017
    270,00 ₺
    216,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Metin Başaranoğlu bu çok önemli çalışmasıyla aslında psikolojik, sosyolojik ve antropolojik nedenleri olan ve gelecek yüzyıllarda insanlığın çöküşünü başlatabilecek önemde bir hastalığı tanımlıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.

    İhtiyacı olan enerjiden daha fazlasını tüketmek ve bu tüketimini insan doğasına uygun olmayan kaynaklardan sağlamak, insanlığı metabolik sendrom denen yeni bir olguyla karşı karşıya getirdi. Bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek olan bu insanlar sonuçta Başaranoğlu’nun tanımladığı Şişman Sirozu adayları oluyor.

    Biyolojik çeşitliliğin azalması, iklimin olumsuz değişikliği, nüfus artışı, adaletsiz paylaşım ve insan doğasına aykırı yaşam tarzları artık tüm dünyayı aynı derecede ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre dünya üzerinde 300.000’e yakın yenilebilir bitki çeşidi bulunurken Amerikan Bitki Bilim Topluluğunun verilerine göre tüm dünyadaki gıda ihtiyacının yaklaşık %95’i yalnızca 30 kadar farklı bitki üründen elde edilmektedir.

    Diğer yandan yaklaşık 1 milyar insan ihtiyacı olan enerjiyi temin edemediği için açlık çekerken ondan daha fazla insan şişmanlığın oluşturduğu hastalıklarla boğuşmaktadır. İşin ironik yanı ise yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun hiç tüketilmeden çöpe atılmasıdır.

    Sınıf arkadaşım değerli bilim insanı Metin Başaranoğlu’nu bu önemli başarısı için kutluyor, insanlığın geleceğine olumlu katkılar yapmasını diliyorum.

    Dr. Kerem Kınık

    Kızılay Genel Başkanı

    Metin Başaranoğlu bu çok önemli çalışmasıyla aslında psikolojik, sosyolojik ve antropolojik nedenleri olan ve gelecek yüzyıllarda insanlığın çöküşünü başlatabilecek önemde bir hastalığı tanımlıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.

    İhtiyacı olan enerjiden daha fazlasını tüketmek ve bu tüketimini insan doğasına uygun olmayan kaynaklardan sağlamak, insanlığı metabolik sendrom denen yeni bir olguyla karşı karşıya getirdi. Bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek olan bu insanlar sonuçta Başaranoğlu’nun tanımladığı Şişman Sirozu adayları oluyor.

    Biyolojik çeşitliliğin azalması, iklimin olumsuz değişikliği, nüfus artışı, adaletsiz paylaşım ve insan doğasına aykırı yaşam tarzları artık tüm dünyayı aynı derecede ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre dünya üzerinde 300.000’e yakın yenilebilir bitki çeşidi bulunurken Amerikan Bitki Bilim Topluluğunun verilerine göre tüm dünyadaki gıda ihtiyacının yaklaşık %95’i yalnızca 30 kadar farklı bitki üründen elde edilmektedir.

    Diğer yandan yaklaşık 1 milyar insan ihtiyacı olan enerjiyi temin edemediği için açlık çekerken ondan daha fazla insan şişmanlığın oluşturduğu hastalıklarla boğuşmaktadır. İşin ironik yanı ise yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun hiç tüketilmeden çöpe atılmasıdır.

    Sınıf arkadaşım değerli bilim insanı Metin Başaranoğlu’nu bu önemli başarısı için kutluyor, insanlığın geleceğine olumlu katkılar yapmasını diliyorum.

    Dr. Kerem Kınık

    Kızılay Genel Başkanı

    >