Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kuruluş ve Yükseliş Döneminde Eyyubiler (Melik Adil Dönemi)

    Yayınevi : Siyer Yayınları
    ISBN :9786057558510
    Sayfa Sayısı :328
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.5x23.5 cm
    Basım Yılı :2019
    325,00 ₺
    243,75 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    VI/XII. yüzyılda Ortadoğu coğrafyasında Eyyûbî devletini kuran Sultan Salâhaddîn, Fâtimî hilâfetini kaldırarak İslâm birliğini sağlaması, Kudüs'ü Fethi ve Haçlıları güç kaybına uğratması gibi başarıları nedeniyle İslâm toplumunun büyük muhabbet ve takdirine mazhar olmuştur. Ancak onun gölgesinde kalsa da bütün bu başarılarında veziri konumundaki kardeşi Melik Âdil'in katkısı oldukça fazladır. Yine Melik Âdil, Salâhaddîn'den sonra başlayan ve devleti yıkılmanın eşiğine getiren taht kavgalarına son vererek sultanlık makamına oturmuştur.

    Batı'nın Saphadin olarak adlandırdığı büyük bir diplomat olan ve Eyyûbî devletinin ikinci kurucusu sayılan Melik Âdil hakkında bugüne kadar İslâm ilim dünyasında müstakil bir çalışmanın yapılmadığını tespit ettik. Bu çalışmamızın söz konusu eksikliği gidereceğini ve Eyyûbîlerle ilgili çalışmalara katkı sunacağını düşünmekteyiz.

    VI/XII. yüzyılda Ortadoğu coğrafyasında Eyyûbî devletini kuran Sultan Salâhaddîn, Fâtimî hilâfetini kaldırarak İslâm birliğini sağlaması, Kudüs'ü Fethi ve Haçlıları güç kaybına uğratması gibi başarıları nedeniyle İslâm toplumunun büyük muhabbet ve takdirine mazhar olmuştur. Ancak onun gölgesinde kalsa da bütün bu başarılarında veziri konumundaki kardeşi Melik Âdil'in katkısı oldukça fazladır. Yine Melik Âdil, Salâhaddîn'den sonra başlayan ve devleti yıkılmanın eşiğine getiren taht kavgalarına son vererek sultanlık makamına oturmuştur.

    Batı'nın Saphadin olarak adlandırdığı büyük bir diplomat olan ve Eyyûbî devletinin ikinci kurucusu sayılan Melik Âdil hakkında bugüne kadar İslâm ilim dünyasında müstakil bir çalışmanın yapılmadığını tespit ettik. Bu çalışmamızın söz konusu eksikliği gidereceğini ve Eyyûbîlerle ilgili çalışmalara katkı sunacağını düşünmekteyiz.

    >