Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Mezar Bekçisi

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Hülya Eralp
    ISBN :9786051806303
    Sayfa Sayısı :298
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    236,00 ₺
    165,20 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Mezar Bekçisi

    …hayır, mezar boştu. Üstünde kendi kızının mezar taşı vardı ama boştu. Adam beyninden vurulmuşa döndü. Bu da neydi? “Kızım belki de ölmemiş, saat geçirmiştir. Belki şimdi evde annesiyle oturuyorlardır” diye içi umutla doldu. Sonra içinden bir ses, bunun mümkün olamayacağını haykırmasıyla beraber, yeniden dehşete kapıldı. Hem “Bu kızın mezarı neden boş?” diye olduğu yere mıhlanıyor, boş boş mezara bakıyor hem de ne olmuş olabileceğine dair akıl yürütmeye çalışıyor, lakin o an tüm akıl melaikeleri devre dışı kalıyordu. Neden sonra, fidye için kaçırılmış olabileceğini düşündü ama bu mümkün değildi, çünkü zengin değillerdi. Omuzları yeniden düştü. Sonra birden yavrusunu yitirmiş deli koyunlar gibi bir o mezara bir bu mezara koşmaya başladı. Bunu birkaç kez tekrarladı. Hızla diğer adalara doğru koşuşturuyor, sonra bunun bir kâbus olmasını dileyerek, “Kızım mezarına geri dönmüştür belki!” umuduyla tekrar kızının mezarına koşuyordu. Hayır hayır, bu mutlaka kötü bir kabustu ve az sonra uyanacaktı. Sonra yeniden diğer adalara ve kızının mezarına koştu ve bu kısır döngüyü en az on kez tekrarladı…

    Sadece His

    “…Keşke aklım da gideydi başımdan. Gideydi de başıma ne geldiğini anlamayaydım. Madem aklım yerinde duruyor, en azından bir kolumda can kalaydı. O zaman elime geçen ilk fırsatta canıma da kıyardım. Aman Tanrım, ne gözyaşlarımı ne de burnumu silebiliyorum! Bu ne kadar korkunç bir şey! Artık en temel ihtiyaçlarım için bile başkalarına mı muhtacım şimdi? Ah! Bu insanlar nelere sahip olduklarını biliyorlar mı? Ah keşke pencereden bir kez dışarı bakabilsem! Oradan geçen bir insan görsem! Beni görmese bile ona el sallasam!”

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    Mezar Bekçisi

    …hayır, mezar boştu. Üstünde kendi kızının mezar taşı vardı ama boştu. Adam beyninden vurulmuşa döndü. Bu da neydi? “Kızım belki de ölmemiş, saat geçirmiştir. Belki şimdi evde annesiyle oturuyorlardır” diye içi umutla doldu. Sonra içinden bir ses, bunun mümkün olamayacağını haykırmasıyla beraber, yeniden dehşete kapıldı. Hem “Bu kızın mezarı neden boş?” diye olduğu yere mıhlanıyor, boş boş mezara bakıyor hem de ne olmuş olabileceğine dair akıl yürütmeye çalışıyor, lakin o an tüm akıl melaikeleri devre dışı kalıyordu. Neden sonra, fidye için kaçırılmış olabileceğini düşündü ama bu mümkün değildi, çünkü zengin değillerdi. Omuzları yeniden düştü. Sonra birden yavrusunu yitirmiş deli koyunlar gibi bir o mezara bir bu mezara koşmaya başladı. Bunu birkaç kez tekrarladı. Hızla diğer adalara doğru koşuşturuyor, sonra bunun bir kâbus olmasını dileyerek, “Kızım mezarına geri dönmüştür belki!” umuduyla tekrar kızının mezarına koşuyordu. Hayır hayır, bu mutlaka kötü bir kabustu ve az sonra uyanacaktı. Sonra yeniden diğer adalara ve kızının mezarına koştu ve bu kısır döngüyü en az on kez tekrarladı…

    Sadece His

    “…Keşke aklım da gideydi başımdan. Gideydi de başıma ne geldiğini anlamayaydım. Madem aklım yerinde duruyor, en azından bir kolumda can kalaydı. O zaman elime geçen ilk fırsatta canıma da kıyardım. Aman Tanrım, ne gözyaşlarımı ne de burnumu silebiliyorum! Bu ne kadar korkunç bir şey! Artık en temel ihtiyaçlarım için bile başkalarına mı muhtacım şimdi? Ah! Bu insanlar nelere sahip olduklarını biliyorlar mı? Ah keşke pencereden bir kez dışarı bakabilsem! Oradan geçen bir insan görsem! Beni görmese bile ona el sallasam!”

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >