Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Milli Edebiyat Dönemi Hikayelerinde Hegemonik İlişkiler: Erkeklik

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    ISBN :9786257858007
    Sayfa Sayısı :185
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    212,00 ₺
    148,40 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Millî Edebiyat Dönemi Hikâyelerinde Hegemonik İlişkiler: Erkeklik başlıklı bu çalışmanın ‘Hegemonik Egemenliğin Değişken Erkekliği’ ve ‘Sindirilmiş Bedenlerin Edilgen Dünyası’ kısımlarında Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Halide Edip Adıvar, Ebubekir Hazım Tepeyran ve Reşat Nuri Güntekin hikâyelerinde erk/hegemonya ilişkisi bireysel düzlemde değerlendirildi.

    Biyolojik cinsiyeti erkek olanların toplumun onlara verdiği iktidar alanları sayesinde hemcinsleri, kadınlar, çocuklar üzerindeki nüfuzu incelendi. Anlatıkişilerinden bazı erkeklerin eylemsel ve düşünsel tavırlarına bağlı olarak eril üstünlüklerini kadınlar ile çocuklara devredişlerine; çoklu değişken yapıya sahip erkekliğin statik değil, devingen oluşuna; hegemonik durumu kaybetmemek için ‘sürekli şekilde’ yeniden ispat edilmesi gerektiğine; aksi hâlde dişil işlev yüklendiğine dikkat çekildi.

    Millî Edebiyat Dönemi Hikâyelerinde Hegemonik İlişkiler: Erkeklik başlıklı bu çalışmanın ‘Hegemonik Egemenliğin Değişken Erkekliği’ ve ‘Sindirilmiş Bedenlerin Edilgen Dünyası’ kısımlarında Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Halide Edip Adıvar, Ebubekir Hazım Tepeyran ve Reşat Nuri Güntekin hikâyelerinde erk/hegemonya ilişkisi bireysel düzlemde değerlendirildi.

    Biyolojik cinsiyeti erkek olanların toplumun onlara verdiği iktidar alanları sayesinde hemcinsleri, kadınlar, çocuklar üzerindeki nüfuzu incelendi. Anlatıkişilerinden bazı erkeklerin eylemsel ve düşünsel tavırlarına bağlı olarak eril üstünlüklerini kadınlar ile çocuklara devredişlerine; çoklu değişken yapıya sahip erkekliğin statik değil, devingen oluşuna; hegemonik durumu kaybetmemek için ‘sürekli şekilde’ yeniden ispat edilmesi gerektiğine; aksi hâlde dişil işlev yüklendiğine dikkat çekildi.

    >