Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Modern Kahramanın Mitolojik Yolculuğu

    Yayınevi : Ötüken Neşriyat
    ISBN :9786051559551
    Sayfa Sayısı :272
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    290,00 ₺
    232,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İnsanın varoluşu bir yolculuk anlatısıdır: Cennette başlayan “doğum”, dünya hayatıyla devam eden “erginlenme” ve ahirete intikal “dönüş”… Sonrası insan için meçhul; mutlak bilginin sahibine malûm… Adam’ı yaratıp yeryüzüne erginlenmeye gönderdiğini ve yeniden kendisine döndüreceğini anlatan Tanrı, “yolculuk” hikâyesinin “ilk anlatıcısı”dır. Mitoloji çağında insan, bu Tanrısal anlatının taklitçisidir; bütün bir mitoloji, yolculuk hikâyeleriyle doludur. Mitolojinin “edebiyat”a evrilmesi, Tanrı dili yerine “insan dili”ni alması demektir. Dildeki bu değişmeye rağmen “yolculuk” öyküsü ve içeriği kimi zaman kılık değiştirse de edebiyattaki yerini korumaktadır. Roman, bu anlatıya en elverişli türlerdendir.

    Elinizdeki kitapta, adından çok söz edilmiş Huzur, Aylak Adam, Tutunamayanlar ve Yeni Hayat romanları bu yolculuk anlatısı bakımından incelenmiştir. Tiyatro türü de bir “öykü” içermesi bakımından “yolculuk” anlatısına elverişlidir. Bu bağlamda, Azerbaycan Türk edebiyatının en şöhretli kalemlerinden Bahtiyar Vahapzâde’ye ait tiyatro eserlerinin bu yönden tahlili yapılmıştır. Modern şiir, “anlatı” yönü zayıf olsa da “Tanrı dili”ne en yakın türdür. Büyük Türk şairi Yahya Kemâl Beyatlı’nın “Rindler Üçlemesi” olarak bilinen şiirlerinin incelenmesi bu çalışmaya bu düşünceyle dâhil edilmiştir.

    İnsanın varoluşu bir yolculuk anlatısıdır: Cennette başlayan “doğum”, dünya hayatıyla devam eden “erginlenme” ve ahirete intikal “dönüş”… Sonrası insan için meçhul; mutlak bilginin sahibine malûm… Adam’ı yaratıp yeryüzüne erginlenmeye gönderdiğini ve yeniden kendisine döndüreceğini anlatan Tanrı, “yolculuk” hikâyesinin “ilk anlatıcısı”dır. Mitoloji çağında insan, bu Tanrısal anlatının taklitçisidir; bütün bir mitoloji, yolculuk hikâyeleriyle doludur. Mitolojinin “edebiyat”a evrilmesi, Tanrı dili yerine “insan dili”ni alması demektir. Dildeki bu değişmeye rağmen “yolculuk” öyküsü ve içeriği kimi zaman kılık değiştirse de edebiyattaki yerini korumaktadır. Roman, bu anlatıya en elverişli türlerdendir.

    Elinizdeki kitapta, adından çok söz edilmiş Huzur, Aylak Adam, Tutunamayanlar ve Yeni Hayat romanları bu yolculuk anlatısı bakımından incelenmiştir. Tiyatro türü de bir “öykü” içermesi bakımından “yolculuk” anlatısına elverişlidir. Bu bağlamda, Azerbaycan Türk edebiyatının en şöhretli kalemlerinden Bahtiyar Vahapzâde’ye ait tiyatro eserlerinin bu yönden tahlili yapılmıştır. Modern şiir, “anlatı” yönü zayıf olsa da “Tanrı dili”ne en yakın türdür. Büyük Türk şairi Yahya Kemâl Beyatlı’nın “Rindler Üçlemesi” olarak bilinen şiirlerinin incelenmesi bu çalışmaya bu düşünceyle dâhil edilmiştir.

    >