Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Mukaddime (2 Cilt Takım)

    Yazar : İbn-i Haldun
    ISBN :9786057703347
    Sayfa Sayısı :1358
    Baskı Sayısı :5
    Ebatlar :14x23 cm
    Basım Yılı :2020
    1500,00 ₺
    1050,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İslâm bilimlerinin bütün dallarından, tabiî ve sosyal bilimlere kadar, çağına ulaşan her konuda önemli tahlillerde bulunmuş, “Tarih Felsefesi”nin ve “İktisat Bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilmiş. Ayrıca insanlık tarihinin ilk sosyoloğu özelliğini kazanmıştır.

    Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batılı bilim adamlarından yüzlerce yıl önce ortaya koyan İbn Haldun, tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarında İtalyan Vico ve Makyavelli'ye, sosyal düzenin genel esaslarında Montesquieu'ya, tarih felsefesi sahasında Rousseau ve Auguste Comte'a, devletlerin çöküşü ilkesinde İngiliz tarihçi Edward Gibban'a, pedagoji dalında ise William James ve Herbert Spencer'e ışık tutan metotlar belirlemiştir.

    İbn Haldun’u okumadan felsefeyi, tarihi, devlet yönetim biçimini, en önemlisi İslâm’ın ne getirdiğini anlayamayız.

    İslâm bilimlerinin bütün dallarından, tabiî ve sosyal bilimlere kadar, çağına ulaşan her konuda önemli tahlillerde bulunmuş, “Tarih Felsefesi”nin ve “İktisat Bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilmiş. Ayrıca insanlık tarihinin ilk sosyoloğu özelliğini kazanmıştır.

    Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batılı bilim adamlarından yüzlerce yıl önce ortaya koyan İbn Haldun, tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarında İtalyan Vico ve Makyavelli'ye, sosyal düzenin genel esaslarında Montesquieu'ya, tarih felsefesi sahasında Rousseau ve Auguste Comte'a, devletlerin çöküşü ilkesinde İngiliz tarihçi Edward Gibban'a, pedagoji dalında ise William James ve Herbert Spencer'e ışık tutan metotlar belirlemiştir.

    İbn Haldun’u okumadan felsefeyi, tarihi, devlet yönetim biçimini, en önemlisi İslâm’ın ne getirdiğini anlayamayız.

    >