Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Niyazi-i Mısri

    Yayınevi : Salon Yayınları
    ISBN :9786059530538
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    320,00 ₺
    256,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Niyazi-i Mısri, hem etkileyici karizmatik kişiliğiyle hem de telif ettiği eserleriyle 17. yüzyılda Osmanlı coğrafyasında önemli yeri olan sıradışı bir sûfi, mütefekkir ve şâirdir. Hayatından anlaşıldığı kadarıyla Mısri, mala-mülke, makam mevkiye tamah etmeyen, son derece sade bir hayat yaşayan mütevazî bir derviş; doğru bildiği şeyleri padişah dâhil kimseden korkmadan söyleyebilen, hatta gerektiğinde padişah ve vezirlerin isimlerini vererek onlara çok ağır eleştiriler yöneltebilen cesur bir entelektüeldir.

    Niyazi-i Mısri, Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin Makalat’ında sistemleştirdiği “4 kapı 40 makam’ı da aşamalarıyla içselleştirmiş bir mutasavvıf olma özelliği taşımaktadır. Niyazi-i Mısri Hazretleri, Alevi-Bektaşi irfânını, İrfan Sofraları adlı eseri başta olmak üzere diğer eserleri aracılığıyla da gönüllerimize sermektedir.

    Geride bıraktığı 76 yıllık ömründe; manevi deryaları aşabilmiş, halden hale geçip pişebilmiş bir tasavvuf bilgesi ve Ehl-i Beyt aşığı olan Niyazi-i Mısrî’nin tasavvufi görüşlerine ve Ehl-i Beyt’e karşı duyduğu derin muhabbetten damlaları siz araştırmacıların eleştirilerine sunmaya çalıştık. Şüphesiz ki Niyazi-i Mısri gibi bir mutasavvıfın görüşlerini, bir kitapla sınırlamanın güçlüğünü yaşa dığımızı da ayrıca ifade etmek isteriz. Yine hatırlatmak isteriz ki: “Hata ve noksanlıklar biz kulların; ‘kusursuzluk’ ise sadece ve sadece Hazreti Hakk’ın payındadır.”

    Niyazi-i Mısri, hem etkileyici karizmatik kişiliğiyle hem de telif ettiği eserleriyle 17. yüzyılda Osmanlı coğrafyasında önemli yeri olan sıradışı bir sûfi, mütefekkir ve şâirdir. Hayatından anlaşıldığı kadarıyla Mısri, mala-mülke, makam mevkiye tamah etmeyen, son derece sade bir hayat yaşayan mütevazî bir derviş; doğru bildiği şeyleri padişah dâhil kimseden korkmadan söyleyebilen, hatta gerektiğinde padişah ve vezirlerin isimlerini vererek onlara çok ağır eleştiriler yöneltebilen cesur bir entelektüeldir.

    Niyazi-i Mısri, Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin Makalat’ında sistemleştirdiği “4 kapı 40 makam’ı da aşamalarıyla içselleştirmiş bir mutasavvıf olma özelliği taşımaktadır. Niyazi-i Mısri Hazretleri, Alevi-Bektaşi irfânını, İrfan Sofraları adlı eseri başta olmak üzere diğer eserleri aracılığıyla da gönüllerimize sermektedir.

    Geride bıraktığı 76 yıllık ömründe; manevi deryaları aşabilmiş, halden hale geçip pişebilmiş bir tasavvuf bilgesi ve Ehl-i Beyt aşığı olan Niyazi-i Mısrî’nin tasavvufi görüşlerine ve Ehl-i Beyt’e karşı duyduğu derin muhabbetten damlaları siz araştırmacıların eleştirilerine sunmaya çalıştık. Şüphesiz ki Niyazi-i Mısri gibi bir mutasavvıfın görüşlerini, bir kitapla sınırlamanın güçlüğünü yaşa dığımızı da ayrıca ifade etmek isteriz. Yine hatırlatmak isteriz ki: “Hata ve noksanlıklar biz kulların; ‘kusursuzluk’ ise sadece ve sadece Hazreti Hakk’ın payındadır.”

    >