Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Osmanlı Arşiv Belgelerine Göre Çukurova (Anavarza) Çiftlikat-ı Hümayün-u Askerisi

    Yayınevi : Hiperlink Yayınları
    ISBN :9786052815663
    Sayfa Sayısı :284
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x23.5 cm
    Basım Yılı :2019
    315,00 ₺
    252,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hazine-i Hassa Nezareti ile Maliye Nezaretine bağlı olarak, zaman zaman ise bağımsız olarak yönetilen, temelde sarayın ihtiyaçlarını karşılamak ve gelir temin etmek gayesiyle kurulan padişaha ait çiftliklere Çiftlikat-ı Hümayun denilmiştir. Çiftlikât-ı Hümâyûn’ların kuruluş amaçlarında öncelikli olarak hayvan yetiştiriciliği ve ziraai faaliyetlerin yapılması idi. Dolayısıyla devlet Ordunun binek hayvan ihtiyacının karşılanması, arazinin imar ve tesviye edilip tarıma açılması için bir çözüm yolu ortaya koymaya çalışmıştır. Devlet politikaları sebebiyle zaman zaman daha az öneme sahip olan at yetiştiriciliği, özellikle atın gündelik hayatta ve savaş alanlarında kullanılması yönüyle oldukça büyük önem arz etmektedir. Yerel üreticiyi destekleme faaliyetlerinin oldukça geç dönemde başlamış olması dikkate alındığında, belirli merkezlerde kurulan Çiftlikât-ı Hümâyûn yapılarının tekelinde kalan at üretimi, aygır depoları ve remont teşkilatının kurulması ile tabana yaygınlaştırılmıştır. Ordunun at ihtiyacının karşılanması için hara tarzında sistematik askeri yetiştiricilik kurumlarının ilk örneği Çifteler Çiftliğiydi. Daha sonra yeni çiftlikler kurulmuş ve bunların bir kısmı da askeri amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Bu yeni kurulan çiftliklerden birisi de Çukurova ve çevresindeki Anavarza Çiftlikat-ı Humayunu Askerisidir. Kitap temelde bu konuyu ele almıştır. Yapılan literatür çalışmasında şimdiye kadar konu üzerinde Osmanlı Arşivlerine dayanılarak yapılan bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu eksikliği önemli ölçüde giderecek ve Arşiv belgelerine dayanılarak Çukurova Çiftlikat-ı Humayun-u Askerisi hakkında yeni bilgi ve belgelere ulaşılmış ve bu belgelerden istifade edilerek konu vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ancak bu konuda son noktayı koyduğumuz iddiasında olmadığımızı peşinen ifade etmek isteriz. Bununla birlikte bu çalışmanın önemi, şu ana kadar gün ışığına çıkmayan arşiv belgelerinin ele alınıp irdelenmesi ve bu alanda yeni çalışmaları beraberinde getireceği ümidinde olmamızdır.

    Hazine-i Hassa Nezareti ile Maliye Nezaretine bağlı olarak, zaman zaman ise bağımsız olarak yönetilen, temelde sarayın ihtiyaçlarını karşılamak ve gelir temin etmek gayesiyle kurulan padişaha ait çiftliklere Çiftlikat-ı Hümayun denilmiştir. Çiftlikât-ı Hümâyûn’ların kuruluş amaçlarında öncelikli olarak hayvan yetiştiriciliği ve ziraai faaliyetlerin yapılması idi. Dolayısıyla devlet Ordunun binek hayvan ihtiyacının karşılanması, arazinin imar ve tesviye edilip tarıma açılması için bir çözüm yolu ortaya koymaya çalışmıştır. Devlet politikaları sebebiyle zaman zaman daha az öneme sahip olan at yetiştiriciliği, özellikle atın gündelik hayatta ve savaş alanlarında kullanılması yönüyle oldukça büyük önem arz etmektedir. Yerel üreticiyi destekleme faaliyetlerinin oldukça geç dönemde başlamış olması dikkate alındığında, belirli merkezlerde kurulan Çiftlikât-ı Hümâyûn yapılarının tekelinde kalan at üretimi, aygır depoları ve remont teşkilatının kurulması ile tabana yaygınlaştırılmıştır. Ordunun at ihtiyacının karşılanması için hara tarzında sistematik askeri yetiştiricilik kurumlarının ilk örneği Çifteler Çiftliğiydi. Daha sonra yeni çiftlikler kurulmuş ve bunların bir kısmı da askeri amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Bu yeni kurulan çiftliklerden birisi de Çukurova ve çevresindeki Anavarza Çiftlikat-ı Humayunu Askerisidir. Kitap temelde bu konuyu ele almıştır. Yapılan literatür çalışmasında şimdiye kadar konu üzerinde Osmanlı Arşivlerine dayanılarak yapılan bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu eksikliği önemli ölçüde giderecek ve Arşiv belgelerine dayanılarak Çukurova Çiftlikat-ı Humayun-u Askerisi hakkında yeni bilgi ve belgelere ulaşılmış ve bu belgelerden istifade edilerek konu vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ancak bu konuda son noktayı koyduğumuz iddiasında olmadığımızı peşinen ifade etmek isteriz. Bununla birlikte bu çalışmanın önemi, şu ana kadar gün ışığına çıkmayan arşiv belgelerinin ele alınıp irdelenmesi ve bu alanda yeni çalışmaları beraberinde getireceği ümidinde olmamızdır.

    >