Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Pol Molla'nın Hikayesi

    Yayınevi : Dergah Yayınları
    Yazar : Charles Molette
    ISBN :9789759958206
    Sayfa Sayısı :264
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    300,00 ₺
    255,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Giritli Müslüman bir aileye mensup olan Mollazâde Mehmet Ali’nin (Hıristiyan olduktan sonra aldığı adla Paul Mulla’nın) enteresan ve bir tarafıyla ibretlik, acı bir hayat macerası var. Baba tarafı XVII. yüzyılda Konya’dan Girit’e gelip yerleşmiş. Annesi ise Arnavut asıllı ve Mısır’dan adaya gelmiş. Mehmet Ali adı modern Mısır’ın kurucusu, Arnavut asıllı Osmanlı paşası Mehmet Ali Paşa’dan geliyor.

    Pol Molla’yı babası 1895’te lise tahsili için Fransa’ya gönderir. Adada durum hayli karışık olduğu için oğlunun daha iyi şartlarda ve vasıflı bir eğitim almasını ister. Fransa’da liseden sonra hukuk tahsil eder, felsefe ile ilgilenir, aksiyon felsefesinin kurucusu Maurice Blondel’le tanışır. Kendisinden beklenen, iyi yetişmiş, Batı kültürü almış bir Müslüman olarak adaya dönmesi ve memleketini kendi mesleğinde savunması, dindaşlarına arka çıkması iken o Hıristiyan olmayı tercih eder ve 1905’te vaftiz olur. Sonra papaz, sonra kilisede seminer hocası, nihayet Vatikan’da üst derecede bir ruhani… Elinizdeki kitap birinci elden kaynakları kullanarak bu hikâyeyi anlatıyor.

    Giritli Müslüman bir aileye mensup olan Mollazâde Mehmet Ali’nin (Hıristiyan olduktan sonra aldığı adla Paul Mulla’nın) enteresan ve bir tarafıyla ibretlik, acı bir hayat macerası var. Baba tarafı XVII. yüzyılda Konya’dan Girit’e gelip yerleşmiş. Annesi ise Arnavut asıllı ve Mısır’dan adaya gelmiş. Mehmet Ali adı modern Mısır’ın kurucusu, Arnavut asıllı Osmanlı paşası Mehmet Ali Paşa’dan geliyor.

    Pol Molla’yı babası 1895’te lise tahsili için Fransa’ya gönderir. Adada durum hayli karışık olduğu için oğlunun daha iyi şartlarda ve vasıflı bir eğitim almasını ister. Fransa’da liseden sonra hukuk tahsil eder, felsefe ile ilgilenir, aksiyon felsefesinin kurucusu Maurice Blondel’le tanışır. Kendisinden beklenen, iyi yetişmiş, Batı kültürü almış bir Müslüman olarak adaya dönmesi ve memleketini kendi mesleğinde savunması, dindaşlarına arka çıkması iken o Hıristiyan olmayı tercih eder ve 1905’te vaftiz olur. Sonra papaz, sonra kilisede seminer hocası, nihayet Vatikan’da üst derecede bir ruhani… Elinizdeki kitap birinci elden kaynakları kullanarak bu hikâyeyi anlatıyor.

    >