Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ruhani

    Yayınevi : Epsilon Yayınları
    ISBN :9786051738703
    Sayfa Sayısı :176
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    178,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu.
    Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”...
    Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek...
    Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler...
    Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!

    Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu.
    Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”...
    Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek...
    Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler...
    Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!

    >