Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sevginin Varlık Yapısı

    Yayınevi : Endülüs Yayınları
    Yazar : Habip Türker
    ISBN :9786056729188
    Sayfa Sayısı :128
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    220,00 ₺
    176,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sevgi üstüne yazma tarihin eski devirlerinde olduğu gibi, bugün de yaygındır. Halihazırda aşk, sevgi, cinsellik vb. kavramlarla ilgili çeşitli türden epey çalışma var.

    Bu çalışma bir psikoloji veya edebiyat çalışması değil, fakat felsefi bir incelemedir. Sevgi dediğimiz fenomenin varlık yapısını, onun deneyim ufku içerisinde yer alan fenomenlerle ilişkisi içerisinde, fenomenolojik yöntemle ve diyalektik bir tarzda tahlil etmektedir.

    Özellikle karşıtların uyumsuzluğu, heterojen özsel tekilliklerin birbiriyle bağdaştırılamayacağı düşüncesini hem sadakatle takip etmeye hem de somut analizlerle bunun doğruluğunu göstermeye çalıştık. Fenomenolojik yöntemi sufi tecrübenin tahlilinde de kullandık. Tanrı aşkıyla ilgili yaptığımız kısa imkan tartışmasından sonra mutasavvıfların beyanlarını esas alarak bazı fenomenolojik tahliller yapıldı. Ancak ne kadar çok sufi deneyim fenomenolojik tahlile tabi tutulursa o kadar çok öz keşfi yapılabilir.

    Transandantal fenomenoloji sufi deneyimlerin bir ampirik gerçekliğe tekabül edip etmediğiyle ilgilenmediği için sufilerin kendi deneyimlerine ilişkin beyanlarını esas alarak bu deneyimin özsel yapılarını keşfedebilir.

    Sevgi üstüne yazma tarihin eski devirlerinde olduğu gibi, bugün de yaygındır. Halihazırda aşk, sevgi, cinsellik vb. kavramlarla ilgili çeşitli türden epey çalışma var.

    Bu çalışma bir psikoloji veya edebiyat çalışması değil, fakat felsefi bir incelemedir. Sevgi dediğimiz fenomenin varlık yapısını, onun deneyim ufku içerisinde yer alan fenomenlerle ilişkisi içerisinde, fenomenolojik yöntemle ve diyalektik bir tarzda tahlil etmektedir.

    Özellikle karşıtların uyumsuzluğu, heterojen özsel tekilliklerin birbiriyle bağdaştırılamayacağı düşüncesini hem sadakatle takip etmeye hem de somut analizlerle bunun doğruluğunu göstermeye çalıştık. Fenomenolojik yöntemi sufi tecrübenin tahlilinde de kullandık. Tanrı aşkıyla ilgili yaptığımız kısa imkan tartışmasından sonra mutasavvıfların beyanlarını esas alarak bazı fenomenolojik tahliller yapıldı. Ancak ne kadar çok sufi deneyim fenomenolojik tahlile tabi tutulursa o kadar çok öz keşfi yapılabilir.

    Transandantal fenomenoloji sufi deneyimlerin bir ampirik gerçekliğe tekabül edip etmediğiyle ilgilenmediği için sufilerin kendi deneyimlerine ilişkin beyanlarını esas alarak bu deneyimin özsel yapılarını keşfedebilir.

    >