Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sinemanın İstanbul'da İlk Yılları

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Nezih Erdoğan
    ISBN :9789750522864
    Sayfa Sayısı :320
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15x21 cm
    Basım Yılı :2017
    530,00 ₺
    450,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sinemanın memleketteki ilk günleri, karmaşası, temaşası, şayia ve iştahı… Kalabalığı ve seyrekliği, ara durakları… Mekânlar, işletmeler, ilk gösterimler, isimler ve teferruatlar…

    Nezih Erdoğan, sinemanın İstanbul’daki ilk günlerini anlatıyor, arkeolojik bir kazıyı andıran titizlikle, sabır ve emek isteyen bir tutkuyla kayıp bir geçmişin izinden gidiyor.

    Sinemanın İstanbul’daki İlk Yılları, modernleşme tarihimizin seyir ve sinemayla gelen büyük dönüşümünü resmediyor. Bir başvuru kitabından fazlası.

    “Modernliğin İstanbul dediğimiz coğrafyada ete kemiğe bürünüşünde sinemanın nasıl bir payı olmuş olabilir? Arzunun 19. yüzyılda en çok görsel yollardan ifade bulduğunu ileri sürmek yanlış olmayacaktır. Bir Osmanlı şehri olarak İstanbul, çeşitleri gittikçe artan görüntüleme ve izleme aygıtlarının mutlaka yöneldikleri bir şehir idi. Bununla birlikte, bu aynı zamanda modern ve (kısmen de olsa) Avrupai başkent bir arzu nesnesi olmakla kalmadı, modern yaşamın bir koşulu olan bakma ve bakılma arzusunu kendi uzamı içinde tekrar tekrar üretti. Sinemanın şehre gelişiyle modernliğin şehrin dokusuna nüfuz etmesi, biraz da bu nedenle, bir arada düşünülmelidir.”

    Sinemanın memleketteki ilk günleri, karmaşası, temaşası, şayia ve iştahı… Kalabalığı ve seyrekliği, ara durakları… Mekânlar, işletmeler, ilk gösterimler, isimler ve teferruatlar…

    Nezih Erdoğan, sinemanın İstanbul’daki ilk günlerini anlatıyor, arkeolojik bir kazıyı andıran titizlikle, sabır ve emek isteyen bir tutkuyla kayıp bir geçmişin izinden gidiyor.

    Sinemanın İstanbul’daki İlk Yılları, modernleşme tarihimizin seyir ve sinemayla gelen büyük dönüşümünü resmediyor. Bir başvuru kitabından fazlası.

    “Modernliğin İstanbul dediğimiz coğrafyada ete kemiğe bürünüşünde sinemanın nasıl bir payı olmuş olabilir? Arzunun 19. yüzyılda en çok görsel yollardan ifade bulduğunu ileri sürmek yanlış olmayacaktır. Bir Osmanlı şehri olarak İstanbul, çeşitleri gittikçe artan görüntüleme ve izleme aygıtlarının mutlaka yöneldikleri bir şehir idi. Bununla birlikte, bu aynı zamanda modern ve (kısmen de olsa) Avrupai başkent bir arzu nesnesi olmakla kalmadı, modern yaşamın bir koşulu olan bakma ve bakılma arzusunu kendi uzamı içinde tekrar tekrar üretti. Sinemanın şehre gelişiyle modernliğin şehrin dokusuna nüfuz etmesi, biraz da bu nedenle, bir arada düşünülmelidir.”

    >