Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sosyal Problemler Sosyolojisi

    ISBN :9786254065972
    Sayfa Sayısı :574
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x23.5 cm
    Basım Yılı :2020
    630,00 ₺
    567,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: Stoktan Teslim

    Sosyoloji, yapı ve fail arasında gerçekleşen mücadeleyi bilimsel, sistematik ve eleştirel bir düzlemde anlamaya ve açıklamaya çalışan bir disiplin olarak değerlendirilmekte iken sosyolog, bu anlayışın icracısı konumundadır. Herkesin “toplum” hakkında bir şeyler söylemeye kendini ehil hissedebildiği bir düzlemde ihtiyaç duyulan iki ana şey ise sosyolojik perspektif ve sosyolojik tahayyül gücüdür. Mills'in yorumuyla sosyolojik bakabilme ve sosyolojik tahayyül gücü sayesinde bireylerin belirsiz kişisel huzursuzlukları net bir biçimde “sıkıntı” olarak ortaya konmakta ve kamusal “sorunlar” konusunda politik adımlar atılması beklenmektedir. Burada açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir konu da “sıkıntı” ve “sorun” kavramlarıdır. “Muhitlerle ilişkili kişisel sıkıntılar” ile “toplumsal yapıyla ilişkili kamusal sorunlar” olarak adlandırılan bu iki ayrım, sosyolojik tahayyülü anlamak adına önemli işaretleyicilerdir. Örneğin, A karakterinin zararlı madde kullanıyor olması kendi muhitinde bir eylem icra ettiğinden bir “sıkıntı”dır. Ancak, zararlı madde kullanma yaşının ilkokul çağı yaşına kadar düştüğü bir toplumda bu kamusal bir “sorun” olarak görülmektedir. Bu ve buna benzer sıkıntı ve sorunları ortaya koyabilmek sosyolojik tahayyül gücüne sahip olmayı gerektirmektedir. Bu eser, kişisel sıkıntı ve kamusal sorunları merkeze alarak toplumbilimsel bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.

    Sosyoloji, yapı ve fail arasında gerçekleşen mücadeleyi bilimsel, sistematik ve eleştirel bir düzlemde anlamaya ve açıklamaya çalışan bir disiplin olarak değerlendirilmekte iken sosyolog, bu anlayışın icracısı konumundadır. Herkesin “toplum” hakkında bir şeyler söylemeye kendini ehil hissedebildiği bir düzlemde ihtiyaç duyulan iki ana şey ise sosyolojik perspektif ve sosyolojik tahayyül gücüdür. Mills'in yorumuyla sosyolojik bakabilme ve sosyolojik tahayyül gücü sayesinde bireylerin belirsiz kişisel huzursuzlukları net bir biçimde “sıkıntı” olarak ortaya konmakta ve kamusal “sorunlar” konusunda politik adımlar atılması beklenmektedir. Burada açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir konu da “sıkıntı” ve “sorun” kavramlarıdır. “Muhitlerle ilişkili kişisel sıkıntılar” ile “toplumsal yapıyla ilişkili kamusal sorunlar” olarak adlandırılan bu iki ayrım, sosyolojik tahayyülü anlamak adına önemli işaretleyicilerdir. Örneğin, A karakterinin zararlı madde kullanıyor olması kendi muhitinde bir eylem icra ettiğinden bir “sıkıntı”dır. Ancak, zararlı madde kullanma yaşının ilkokul çağı yaşına kadar düştüğü bir toplumda bu kamusal bir “sorun” olarak görülmektedir. Bu ve buna benzer sıkıntı ve sorunları ortaya koyabilmek sosyolojik tahayyül gücüne sahip olmayı gerektirmektedir. Bu eser, kişisel sıkıntı ve kamusal sorunları merkeze alarak toplumbilimsel bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.

    >