Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Tebeşirden Teyyare

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Dilşad Aytekin
    ISBN :9786052882849
    Sayfa Sayısı :382
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    356,00 ₺
    249,20 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Lambanın gazı bitmesin diye ocağa bir çam kütüğü yerleştirilir ve onun alevine dönülürdü. Alevlerle karanlığın buluştuğu bir gezegene düşerdik. Arkamı dönme cesaretim hiç olmadı. Uyumadan önce ocakta kıvrılan alevlere, çıtırtılara ve döne döne yükselen dumana çivilenmiş gözlerim, göz kapaklarım yorgun düşene kadar masal canavarı ile boğuşurdu.

    O; devlerin, keloğlanların, kralların, vezirlerin, küheylanların, sarayların büyülü atmosferine sürüklediği kız çocuğunu bitkin bir halde şiltenin üzerine bırakıverdi. “Masalların şahı budur‘’diyerek. Çok yükseklere, bulutların, Kaf dağının üzerine çıkıp inmiştik… Biz inerken güneş yükseliyordu. Nihayetinde şaşkın, meraklı, memnun ve sarhoş uyandığımızda o yoktu. Gitmişti.

    Hiç gelmemiş miydi? Bunca yıldır belleğimde capcanlı yaşattığım o masal dışında bir iz yoktu.

    Yıllar sonra masallar arasında çok aradım. Araştırdım. Hiçbir yerde yoktu. Kimse anlatmamış, kimse yazmamıştı. Masalların şahını yazmak benim işimdi artık. Yazdım. Keloğlan ve Sihirli Küheylan. Bir gün okurlarla buluşmasını umut ederek….

    Lambanın gazı bitmesin diye ocağa bir çam kütüğü yerleştirilir ve onun alevine dönülürdü. Alevlerle karanlığın buluştuğu bir gezegene düşerdik. Arkamı dönme cesaretim hiç olmadı. Uyumadan önce ocakta kıvrılan alevlere, çıtırtılara ve döne döne yükselen dumana çivilenmiş gözlerim, göz kapaklarım yorgun düşene kadar masal canavarı ile boğuşurdu.

    O; devlerin, keloğlanların, kralların, vezirlerin, küheylanların, sarayların büyülü atmosferine sürüklediği kız çocuğunu bitkin bir halde şiltenin üzerine bırakıverdi. “Masalların şahı budur‘’diyerek. Çok yükseklere, bulutların, Kaf dağının üzerine çıkıp inmiştik… Biz inerken güneş yükseliyordu. Nihayetinde şaşkın, meraklı, memnun ve sarhoş uyandığımızda o yoktu. Gitmişti.

    Hiç gelmemiş miydi? Bunca yıldır belleğimde capcanlı yaşattığım o masal dışında bir iz yoktu.

    Yıllar sonra masallar arasında çok aradım. Araştırdım. Hiçbir yerde yoktu. Kimse anlatmamış, kimse yazmamıştı. Masalların şahını yazmak benim işimdi artık. Yazdım. Keloğlan ve Sihirli Küheylan. Bir gün okurlarla buluşmasını umut ederek….

    >