Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Us Kırıkları

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    Yazar : Murat Güneş
    ISBN :9786052964453
    Sayfa Sayısı :101
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2017
    140,00 ₺
    112,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hayatı benzetecek bir şey bulunamaz bazen. Aklını zorlar, yaratmaya çalışırsın bir şeyler. Fakat anlarsın ki; hüzün eşliğinde yoğunlaşan budur. Bulunduğun haldir. Çırılçıplak hayattır, dikilen karşında.

    Elbiseler uydurmaya çalışırsın, fikirlerinle. Çıplaklığını örtmeye çalışırsın. Bir ceket, önce omuzlarına atarsın, çekiştirir, büzer durursun. Fakat uymaz, uyduramazsın. Böyle durumlarda çıplak bırakmaya gönlün el vermez. Zorlanırsın, zorlarsın. Tüm gardırobunu karıştırırsın. Aklın yoktur ve çıplak bırakmaya karar kılarsın sonunda. Fakat bunun için de gereken gücün farkına varırsın. Bunun farkına varmanın ve varmamanın arasındaki uçurumu keşfeder ve o uçurumdan atlarsın.

    Hayat çıplak kalır…

    Atladığın yerden süzülürsün önce, o kadar ağır alçalırsın ki, bir süre tedirginlik yaşarsın; düşemeyecek miyim diye…

    Fakat atlamaya karar verdiğin uçurumda tedirginliğin ile anlamaya başladığında, yeni bir şeyin farkına varırsın ki; o da yavaş yavaş atladığın yere yaklaşmandır. Yaklaşırsın, yükselirsin ve anlarsın ki defalarca gelip durduğun yer başlangıçtır. Hayatı yeniden doğuracağın ve hayatı sübyanlaştıracağın yerdir.

    Artık önemsemezsin çıplaklığını, çünkü o kadar giydirecek şey varken, o kadar hayatın ruhu bürünmüşken şeylere, bunu anlamaya başladığın nokta, en fiyakalı kostümü olmuştur hayatın.

    Fakat hayat hala çıplaktır nazarında…

    Hayatı benzetecek bir şey bulunamaz bazen. Aklını zorlar, yaratmaya çalışırsın bir şeyler. Fakat anlarsın ki; hüzün eşliğinde yoğunlaşan budur. Bulunduğun haldir. Çırılçıplak hayattır, dikilen karşında.

    Elbiseler uydurmaya çalışırsın, fikirlerinle. Çıplaklığını örtmeye çalışırsın. Bir ceket, önce omuzlarına atarsın, çekiştirir, büzer durursun. Fakat uymaz, uyduramazsın. Böyle durumlarda çıplak bırakmaya gönlün el vermez. Zorlanırsın, zorlarsın. Tüm gardırobunu karıştırırsın. Aklın yoktur ve çıplak bırakmaya karar kılarsın sonunda. Fakat bunun için de gereken gücün farkına varırsın. Bunun farkına varmanın ve varmamanın arasındaki uçurumu keşfeder ve o uçurumdan atlarsın.

    Hayat çıplak kalır…

    Atladığın yerden süzülürsün önce, o kadar ağır alçalırsın ki, bir süre tedirginlik yaşarsın; düşemeyecek miyim diye…

    Fakat atlamaya karar verdiğin uçurumda tedirginliğin ile anlamaya başladığında, yeni bir şeyin farkına varırsın ki; o da yavaş yavaş atladığın yere yaklaşmandır. Yaklaşırsın, yükselirsin ve anlarsın ki defalarca gelip durduğun yer başlangıçtır. Hayatı yeniden doğuracağın ve hayatı sübyanlaştıracağın yerdir.

    Artık önemsemezsin çıplaklığını, çünkü o kadar giydirecek şey varken, o kadar hayatın ruhu bürünmüşken şeylere, bunu anlamaya başladığın nokta, en fiyakalı kostümü olmuştur hayatın.

    Fakat hayat hala çıplaktır nazarında…

    >