Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ya Ben Sensem

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    Yazar : Cemal Dalda
    ISBN :9786257335638
    Sayfa Sayısı :365
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    520,00 ₺
    416,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Kişiler hayatın başlangıcında, canlı yaşam ve evrenler için çarenin ve çaresizliğin ortak umuduydu. İlk ağlamayla gözyaşlarının sarhoşlukla dökülüşü yanında, yırtan haykırışlarıyla birlikte saklı geçmişlerinin ve hayata girişteki mutluluklarının açığa çıkışıydı. İlk mırıldanmasıyla sevgi hisleri dökülürken konuşmak isteyen varlığının başlangıcı olurken, kelime yetersizliğinin gösterisi, kendini ifade edememenin yetersiz çaresizliğini yansıtıyordu. Görselliğindeki güzelliği ve düşüncelerinin özgürlüğüyle yaşam onu sevmişken başlangıçtaki yetersiz çığlığı acısının ilk gösterisiydi. Çığıran sesiyle yaşanacak şarkıları içinde saklarken yaşanacak duyguların ortağı ve unutulacak aşk sahiplerinin devamıydı. Duygularının açıklanmasındaki yetersizliğiyle yüreklere sığmayan çaresizliği kendinden geçişteki içlerin dışa akışını engellerken haykırışıyla umudun varlığı, yaşamın devamı ve bazen sevginin gülen gösterisiyle aşkın yaşanmış hâlinin duygusal gösterisini temsil ediyordu. Varlığının inleyen çığlığı ile ilk konuşan benlik, intikamın elde edilemeyen bağırışıyla aciz kalmanın görüntüsünü yaşayan varlıktı. Duygularının okşanışı ile çıkartılmayan sesleri çıkartırken sevginin ifadesini tanımlıyordu. Mutluluğu ise ruhundaki gizli dansının gösterisiydi. Ruhun ilk olarak bedenden çıkacak özgürlüğü ile sonlanacak yaşam yolundaki molada, yaşadıklarıyla yeryüzünün en anlam kazanan varlığıydı. Hiçbir zaman, hiçbir şeyini tam olarak yaşayamayan insan kişilik hâlinin en güzel tarafı, yeryüzünde yaşananları bilemeden yeryüzüne gelirken doğuştaki sesli coşkunluğuydu.

    Kişiler hayatın başlangıcında, canlı yaşam ve evrenler için çarenin ve çaresizliğin ortak umuduydu. İlk ağlamayla gözyaşlarının sarhoşlukla dökülüşü yanında, yırtan haykırışlarıyla birlikte saklı geçmişlerinin ve hayata girişteki mutluluklarının açığa çıkışıydı. İlk mırıldanmasıyla sevgi hisleri dökülürken konuşmak isteyen varlığının başlangıcı olurken, kelime yetersizliğinin gösterisi, kendini ifade edememenin yetersiz çaresizliğini yansıtıyordu. Görselliğindeki güzelliği ve düşüncelerinin özgürlüğüyle yaşam onu sevmişken başlangıçtaki yetersiz çığlığı acısının ilk gösterisiydi. Çığıran sesiyle yaşanacak şarkıları içinde saklarken yaşanacak duyguların ortağı ve unutulacak aşk sahiplerinin devamıydı. Duygularının açıklanmasındaki yetersizliğiyle yüreklere sığmayan çaresizliği kendinden geçişteki içlerin dışa akışını engellerken haykırışıyla umudun varlığı, yaşamın devamı ve bazen sevginin gülen gösterisiyle aşkın yaşanmış hâlinin duygusal gösterisini temsil ediyordu. Varlığının inleyen çığlığı ile ilk konuşan benlik, intikamın elde edilemeyen bağırışıyla aciz kalmanın görüntüsünü yaşayan varlıktı. Duygularının okşanışı ile çıkartılmayan sesleri çıkartırken sevginin ifadesini tanımlıyordu. Mutluluğu ise ruhundaki gizli dansının gösterisiydi. Ruhun ilk olarak bedenden çıkacak özgürlüğü ile sonlanacak yaşam yolundaki molada, yaşadıklarıyla yeryüzünün en anlam kazanan varlığıydı. Hiçbir zaman, hiçbir şeyini tam olarak yaşayamayan insan kişilik hâlinin en güzel tarafı, yeryüzünde yaşananları bilemeden yeryüzüne gelirken doğuştaki sesli coşkunluğuydu.

    >