Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yakın Dönem Tarihi Metodolojisi

    Yayınevi : Siyasal Kitabevi
    Yazar : Fatma Acun
    ISBN :9786059221542
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2017
    330,00 ₺
    280,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Yakın dönem tarihi, uzak dönem tarihinden farklı özelliklere sahip bir çalışma sahasıdır. Bunun farkında olan uzak dönem tarihçileri ya bu dönemden tamamen uzak durarak sahayı diğer sosyal bilimcilere, (siyaset bilimcileri uluslararası ilişkiler uzmanları sosyologlar) bırakmakta ya da uzak dönemin tarih anlayışını ve çalışma metodlarını yakın döneme uygulamakta, bunda da yetersiz kalmaktadır. Günümüz tarihçiliğindeki “bugün için tarih yazma” pragmatik amacı göz önüne alındığında, tarihçilerin tavırlarını değiştirmeleri gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu düşünceler içinde hazırladığımız bu çalışmada amacımız, yakın dönem toplumu çalışılabilir mi veya çalışılmalı mı konusunu tartışmak değildir. Bunu bütün sosyal bilimciler kendi çalışma alanları bakımından zaten yapıyorlar. Bizim amacımız, tarihi düşüncenin belli bir disiplini, yakın dönem dünyasına başarılı bir şekilde uygulanabilir mi sorusuna cevap aramaktır. Konu karşılaştırma yoluyla ele alınmış, uzak dönem ve yakın dönem tarihi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, yakın dönem tarihi ve tarihçisi, yakın dönem olayları ve verileri bağlamlarında tartışılmıştır. Bu karşılaştırma neticesinde, her iki tarih türü arasında farklılaşan noktalar daha açıklıkla ortaya konulurken, yakın dönem tarihinin kendine has özellikleri daha belirgin hale gelmiştir. Yakın dönem tarihinin kaynakları ve inceleme metodları da ele alınarak, bu sahanın araştırmaya yönelik nitelikleri de belirlenmeye çalışılmıştır.

    Türkiye’de tarih metodolojisi konusundaki çalışmalar son dönemde giderek artış kaydetse de, yabancı dillerden yapılan tercümeler hariç tutulduğunda, maalesef, çok az sayıda olduğu görülmektedir. Yakın dönem tarihi söz konusu olduğunda ise bunun yokluğa dönüştüğünü söylemek abartılı olmaz sanırız. Elinizdeki çalışma, bu eksikliği gidermek üzere kaleme alınmış, yakın dönem tarihi araştırmacılarına ve öğrencilerine rehber olmayı amaçlamıştır. Diğer bir amacı da, yakın dönem tarihinin nasıl yazıldığı konusunda bilgi vermek suretiyle, bu dönem tarihi okuyucularının, okudukları eserleri eleştirel gözle değerlendirmelerine yardımcı olmaktır.

    Yakın dönem tarihi, uzak dönem tarihinden farklı özelliklere sahip bir çalışma sahasıdır. Bunun farkında olan uzak dönem tarihçileri ya bu dönemden tamamen uzak durarak sahayı diğer sosyal bilimcilere, (siyaset bilimcileri uluslararası ilişkiler uzmanları sosyologlar) bırakmakta ya da uzak dönemin tarih anlayışını ve çalışma metodlarını yakın döneme uygulamakta, bunda da yetersiz kalmaktadır. Günümüz tarihçiliğindeki “bugün için tarih yazma” pragmatik amacı göz önüne alındığında, tarihçilerin tavırlarını değiştirmeleri gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu düşünceler içinde hazırladığımız bu çalışmada amacımız, yakın dönem toplumu çalışılabilir mi veya çalışılmalı mı konusunu tartışmak değildir. Bunu bütün sosyal bilimciler kendi çalışma alanları bakımından zaten yapıyorlar. Bizim amacımız, tarihi düşüncenin belli bir disiplini, yakın dönem dünyasına başarılı bir şekilde uygulanabilir mi sorusuna cevap aramaktır. Konu karşılaştırma yoluyla ele alınmış, uzak dönem ve yakın dönem tarihi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, yakın dönem tarihi ve tarihçisi, yakın dönem olayları ve verileri bağlamlarında tartışılmıştır. Bu karşılaştırma neticesinde, her iki tarih türü arasında farklılaşan noktalar daha açıklıkla ortaya konulurken, yakın dönem tarihinin kendine has özellikleri daha belirgin hale gelmiştir. Yakın dönem tarihinin kaynakları ve inceleme metodları da ele alınarak, bu sahanın araştırmaya yönelik nitelikleri de belirlenmeye çalışılmıştır.

    Türkiye’de tarih metodolojisi konusundaki çalışmalar son dönemde giderek artış kaydetse de, yabancı dillerden yapılan tercümeler hariç tutulduğunda, maalesef, çok az sayıda olduğu görülmektedir. Yakın dönem tarihi söz konusu olduğunda ise bunun yokluğa dönüştüğünü söylemek abartılı olmaz sanırız. Elinizdeki çalışma, bu eksikliği gidermek üzere kaleme alınmış, yakın dönem tarihi araştırmacılarına ve öğrencilerine rehber olmayı amaçlamıştır. Diğer bir amacı da, yakın dönem tarihinin nasıl yazıldığı konusunda bilgi vermek suretiyle, bu dönem tarihi okuyucularının, okudukları eserleri eleştirel gözle değerlendirmelerine yardımcı olmaktır.

    >