Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yaratıcılık ve Yaratıcı Etkinlikler El Kitabı

    ISBN :9786053209430
    Sayfa Sayısı :180
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2018
    230,00 ₺
    207,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Alfred Adler’e göre “Bu hayatta bazı insanlar oyuncu, bazıları ise seyircidir; seyirci olanlar hayata katılmazlar ve diğerleri ile bütünleşemezler.” Adler’in bu tanımını yaratıcılığa uyarlayacak olursak yaratıcılık beklemekle ortaya çıkmaz, harekete geçmek gerekir. Yaratıcı olmak umutsuz bir durum değildir, her yaştaki her kişi yaratıcıdır ve yaratıcılığını geliştirebilir. Ancak içinde yaşanılan sosyal çevrenin yaratıcı davranışın sergilenmesinde kısıtlayıcı nitelikte olduğu unutulmamalıdır. Yaratıcılık özgür bir ortamda filizlenir, beslenir ve gelişir. Çocukluk döneminde “Yapmamalısın!” gibi yasaklayıcı ve “Böyle davranmak ayıp, günah, uygunsuz!” gibi yargılayıcı tutumlarla kısıtlanan düşünce, duygu ve davranışlarımız, yetişkinlik döneminde bizi, hem kendimizi kısıtlayıcı hem diğerlerini yasaklayıcı ve yargılayıcı tutumlar sergileyen kişilere dönüştürür. “Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir ön yargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç.” diye yakınan Einstein, aslında kendi yaratım sürecinde karşılaştığı kısıtlayıcı, yasaklayıcı ve yargılayıcı yaklaşımlara vurgu yapmaktadır. Bu açıdan bakıldığında yaratıcılık, özgür ve destekleyici ortamda ilgi ile başlar ve gelişir. Bu kitap, hiç kimseyi birdenbire yaratıcı kişilere dönüştürmeyecektir ancak yaratıcı düşünce ve yaratıcı etkinlik için harekete geçirici bir etki yaratabilir.

    Alfred Adler’e göre “Bu hayatta bazı insanlar oyuncu, bazıları ise seyircidir; seyirci olanlar hayata katılmazlar ve diğerleri ile bütünleşemezler.” Adler’in bu tanımını yaratıcılığa uyarlayacak olursak yaratıcılık beklemekle ortaya çıkmaz, harekete geçmek gerekir. Yaratıcı olmak umutsuz bir durum değildir, her yaştaki her kişi yaratıcıdır ve yaratıcılığını geliştirebilir. Ancak içinde yaşanılan sosyal çevrenin yaratıcı davranışın sergilenmesinde kısıtlayıcı nitelikte olduğu unutulmamalıdır. Yaratıcılık özgür bir ortamda filizlenir, beslenir ve gelişir. Çocukluk döneminde “Yapmamalısın!” gibi yasaklayıcı ve “Böyle davranmak ayıp, günah, uygunsuz!” gibi yargılayıcı tutumlarla kısıtlanan düşünce, duygu ve davranışlarımız, yetişkinlik döneminde bizi, hem kendimizi kısıtlayıcı hem diğerlerini yasaklayıcı ve yargılayıcı tutumlar sergileyen kişilere dönüştürür. “Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir ön yargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç.” diye yakınan Einstein, aslında kendi yaratım sürecinde karşılaştığı kısıtlayıcı, yasaklayıcı ve yargılayıcı yaklaşımlara vurgu yapmaktadır. Bu açıdan bakıldığında yaratıcılık, özgür ve destekleyici ortamda ilgi ile başlar ve gelişir. Bu kitap, hiç kimseyi birdenbire yaratıcı kişilere dönüştürmeyecektir ancak yaratıcı düşünce ve yaratıcı etkinlik için harekete geçirici bir etki yaratabilir.

    >