Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yokuşun Başında Naima’ya Göre 17. Yüzyılda Osmanlı Devleti

    Yayınevi : Çamlıca Yayınları
    ISBN :9789758646678
    Sayfa Sayısı :232
    Baskı Sayısı :3
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2017
    260,00 ₺
    208,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    17. Yüzyıl Osmanlı Devleti için dönüm noktasıdır. Hal eskiden farklıdır. Herkes bir şeylerin değiştiğinin, ancak bu değişmenin iyiye alamet olmadığının farkındadır. Ne değişti? Niçin değişti? Nasıl değişti? soruları sorulmaya başlanır. Soruların cevapları aynıdır. “Kanun-i Kadim’’ değişmiştir. Öyle ise “Kanun-i Kadim’’e dönülmelidir.

    Halbuki değişen yalnız iç sistem değildi. Sistem dışı (Batıdaki) değişmelerin ya gözlenememesi, ya da büyüklük kompleksinin gözlerini kapatması değişmenin bir bütün olarak algılanmasını engeller. İleride fark edildiğinde ise iş işten geçmiş olur.

    Doğu ile Batının gelişme ve ilerleme anlayışları farklı olmuştur. Batı değişme ve ilerlemeyi, mihaniki bir tarzda; her kademede biri ötekinden farklı; biri birini aşan yeni olgular meydana getirmek suretiyle bir senteze ulaşmak şeklinde anlar. İlerleme, bir durumdan ötekine geçme; bir sıçramadır. Halbuki doğu bu olguyu, bir buğday tanesinin bir başağı oluşturması gibi kendi iç dünyasından filizlenen bir tekevvün olarak açıklar. Biri bir varlıktan bir başka varlığa geçiş; bir yan yana ilerleme, diğeri aynı varlığın kendi içinde meydana gelen bir iç içe değişme ve olgunlaşmadır.

    -Orhan Türkdoğan

    Bu araştırma, başağın çınarla temsil edildiği Osmanlı toplumunun iç dinamiklerini ve kendini yenileyememe sebeplerini konu edinmektedir

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    17. Yüzyıl Osmanlı Devleti için dönüm noktasıdır. Hal eskiden farklıdır. Herkes bir şeylerin değiştiğinin, ancak bu değişmenin iyiye alamet olmadığının farkındadır. Ne değişti? Niçin değişti? Nasıl değişti? soruları sorulmaya başlanır. Soruların cevapları aynıdır. “Kanun-i Kadim’’ değişmiştir. Öyle ise “Kanun-i Kadim’’e dönülmelidir.

    Halbuki değişen yalnız iç sistem değildi. Sistem dışı (Batıdaki) değişmelerin ya gözlenememesi, ya da büyüklük kompleksinin gözlerini kapatması değişmenin bir bütün olarak algılanmasını engeller. İleride fark edildiğinde ise iş işten geçmiş olur.

    Doğu ile Batının gelişme ve ilerleme anlayışları farklı olmuştur. Batı değişme ve ilerlemeyi, mihaniki bir tarzda; her kademede biri ötekinden farklı; biri birini aşan yeni olgular meydana getirmek suretiyle bir senteze ulaşmak şeklinde anlar. İlerleme, bir durumdan ötekine geçme; bir sıçramadır. Halbuki doğu bu olguyu, bir buğday tanesinin bir başağı oluşturması gibi kendi iç dünyasından filizlenen bir tekevvün olarak açıklar. Biri bir varlıktan bir başka varlığa geçiş; bir yan yana ilerleme, diğeri aynı varlığın kendi içinde meydana gelen bir iç içe değişme ve olgunlaşmadır.

    -Orhan Türkdoğan

    Bu araştırma, başağın çınarla temsil edildiği Osmanlı toplumunun iç dinamiklerini ve kendini yenileyememe sebeplerini konu edinmektedir

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >