Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Adsız Pencereler

    Yayınevi : Dorlion Yayınları
    Yazar : Melek Kılıç
    ISBN :9786052494349
    Sayfa Sayısı :133
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x21
    Basım Yılı :2019
    228,00 ₺
    159,60 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Adsız Pencereler

    Yağmur çiseliyordu. 
    Karanlık bir bulut sinsice şehrin üzerinden geçiyor, yağmurdan dolayı kimse görmüyordu.
    Politik bir düzmece gibi genç iki kızın düşlerine ağır ağır çamurunu bırakıyordu.
    Hikâye burada başlıyor burada bitiyordu.
    ...
    Sevgili okuyucularım; 
    Sakın uyuklamayın, 
    En uyanık halimle yazıyor,
    Kelimeleri uyuşturuyor, 
    Mutluluk zehrini sol taraftan vuruyorum.
    ...
    Sanmayın ki iş yapmamak için bu düzmeceleri yazıyorum. 
    Hayır, kir benim ilham kaynağım, size temiz bir evin hayalini tasarlıyorum.
    ...
    Kara bulut seyrini tamamlıyor, zaten var olan ışığı kendi vaadi gibi sunuyordu.
    ...
    Mutluluk alaycı yüzüyle eski acıları küçümsüyor, 
    Yeni acılara umut ışığı oluyordu
    ....
    Yerli yersiz ağlamalar susuyor, yerine kendini hipnoz eden bakışlara bırakıyor. 
    Camların kaba kirleri gidiyor, yerine ince zarif su damlarının izi kalıyordu.

    Gözlerdeki yaşların da amacı buydu,
    Tortulaşmış acıları söküp atıyor, yerine cılız olan bizi bırakıyordu.
    ...
    Sevgili okuyucularım; sanmayın ki yağmurla gözyaşını karşılaştırıyorum.
    Sadece camları silmemek için kurgusal bir yorgunluk arıyorum.
    ...
    Camlarım zarif su damlarıyla doluyken silemem,
    Ağlayan birini susturamadığım gibi…
    ...
    Yani diyeceğim o ki yanında ağlayanlar hep olacak,
    Kirli camlarınızı merhametli yağmur damlarıyla kutsanacağı bir gün de gelecek.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Adsız Pencereler

    Yağmur çiseliyordu. 
    Karanlık bir bulut sinsice şehrin üzerinden geçiyor, yağmurdan dolayı kimse görmüyordu.
    Politik bir düzmece gibi genç iki kızın düşlerine ağır ağır çamurunu bırakıyordu.
    Hikâye burada başlıyor burada bitiyordu.
    ...
    Sevgili okuyucularım; 
    Sakın uyuklamayın, 
    En uyanık halimle yazıyor,
    Kelimeleri uyuşturuyor, 
    Mutluluk zehrini sol taraftan vuruyorum.
    ...
    Sanmayın ki iş yapmamak için bu düzmeceleri yazıyorum. 
    Hayır, kir benim ilham kaynağım, size temiz bir evin hayalini tasarlıyorum.
    ...
    Kara bulut seyrini tamamlıyor, zaten var olan ışığı kendi vaadi gibi sunuyordu.
    ...
    Mutluluk alaycı yüzüyle eski acıları küçümsüyor, 
    Yeni acılara umut ışığı oluyordu
    ....
    Yerli yersiz ağlamalar susuyor, yerine kendini hipnoz eden bakışlara bırakıyor. 
    Camların kaba kirleri gidiyor, yerine ince zarif su damlarının izi kalıyordu.

    Gözlerdeki yaşların da amacı buydu,
    Tortulaşmış acıları söküp atıyor, yerine cılız olan bizi bırakıyordu.
    ...
    Sevgili okuyucularım; sanmayın ki yağmurla gözyaşını karşılaştırıyorum.
    Sadece camları silmemek için kurgusal bir yorgunluk arıyorum.
    ...
    Camlarım zarif su damlarıyla doluyken silemem,
    Ağlayan birini susturamadığım gibi…
    ...
    Yani diyeceğim o ki yanında ağlayanlar hep olacak,
    Kirli camlarınızı merhametli yağmur damlarıyla kutsanacağı bir gün de gelecek.

    >